9786255515742
887232
https://www.hesapli24.com/zoraki
Zoraki
10.18
Zoraki, bir ilk kitap. Barındırdığı yirmi kısa öykü, yirmi ayrı kadının türlü hallerine dair. Çocukluktan itibaren toplumun belirlediği sınırlar içinde kalmaya itiraz eden kadınların yaşamdaki varoluş mücadelesinin öyküleri. Baskıcı toplumsal söylemin harf harf ördüğü görünmez ağların, kendi cümlelerini kuran kadınlar tarafından ilmek ilmek nasıl çözüldüğüne tanıklık edeceksiniz bu öykülerde. Ev içlerinde, işte, sokakta, parkta, trafikte, hatta bir cenaze töreninde... Öykülerin satır aralarından sızan isyankâr dilse hiç yabancı gelmeyecek size.
Nimet Şengül, oldukça zorlayıcı meseleleri öykülerine konu ederken dozunu çok iyi ayarladığı ironik anlatı biçemi sayesinde hem öykü kahramanlarına hem okura nefes alacak bir alan, bir boşluk açmayı başarıyor.
“Bizim gelirimiz hep giderimizin arkasında kalmıştı. O yüzden arada, kaçan neşemizi bulmak için debelenip küçük mutluluklarımızın peşinden sürükleniyorduk. Ha bir de kişisel gelişiyorduk. Biz kim ya? Yine tek başıma etkili olmam diye yanıma toplumu almıştım. Radyoda Moğollar, 'Bi'şey yapmalı!' demeye başladı. Evet, yapmalı. Mesela yemek yapmalı. Sahi, akşama ne pişirsem?”
Zoraki, bir ilk kitap. Barındırdığı yirmi kısa öykü, yirmi ayrı kadının türlü hallerine dair. Çocukluktan itibaren toplumun belirlediği sınırlar içinde kalmaya itiraz eden kadınların yaşamdaki varoluş mücadelesinin öyküleri. Baskıcı toplumsal söylemin harf harf ördüğü görünmez ağların, kendi cümlelerini kuran kadınlar tarafından ilmek ilmek nasıl çözüldüğüne tanıklık edeceksiniz bu öykülerde. Ev içlerinde, işte, sokakta, parkta, trafikte, hatta bir cenaze töreninde... Öykülerin satır aralarından sızan isyankâr dilse hiç yabancı gelmeyecek size.
Nimet Şengül, oldukça zorlayıcı meseleleri öykülerine konu ederken dozunu çok iyi ayarladığı ironik anlatı biçemi sayesinde hem öykü kahramanlarına hem okura nefes alacak bir alan, bir boşluk açmayı başarıyor.
“Bizim gelirimiz hep giderimizin arkasında kalmıştı. O yüzden arada, kaçan neşemizi bulmak için debelenip küçük mutluluklarımızın peşinden sürükleniyorduk. Ha bir de kişisel gelişiyorduk. Biz kim ya? Yine tek başıma etkili olmam diye yanıma toplumu almıştım. Radyoda Moğollar, 'Bi'şey yapmalı!' demeye başladı. Evet, yapmalı. Mesela yemek yapmalı. Sahi, akşama ne pişirsem?”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.