Nazif’ten Hâmid’e Âhiretten Mektuplar

Stok Kodu:
9786258654028
Boyut:
110-185-
Sayfa Sayısı:
64
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-03-11
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
8,82
9786258654028
887418
Nazif’ten Hâmid’e Âhiretten Mektuplar
Nazif’ten Hâmid’e Âhiretten Mektuplar
8.82
Abdülhak Hâmid Tarhan (1852-1937) ile Süleyman Nazif (1870-1927), hem Osmanlı'nın son dönemlerine hem de Cumhuriyet'in kuruluş sürecine tanıklık etmiş şahsiyetlerdir. Tanzimat sonrası Türk edebiyatının kurucu isimlerinden biri olan Hâmid'in, şiir ve düşünce alanında açtığı yol kendisinden sonra gelen kuşaklar üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. Süleyman Nazif ise edebî faaliyetlerine Servet-i Fünun çevresinde başlamış, fikrî, siyasî ve toplumsal meseleleri önceleyen bir yazı ve şiir dünyası ortaya koymuştur. Nazif'in edebî serüveninde Abdülhak Hâmid'in önemli bir yeri vardır. Daha ilk ürünlerinden itibaren Hâmid'i hem sanat hem de fikrî bakımdan“üstat” olarak benimseyen Nazif, ona derin bir hayranlık beslemiş; bu hayranlık zamanla güçlü bir bağlılığa dönüşmüştür. Süleyman Nazif'in Abdülhak Hâmid'e duyduğu bu derin yakınlık ve bağlılık, yalnızca özel çevresiyle sınırlı kalmamış; dönemin edebiyat mahfillerinde de bilinen, hatta sıkça dile getirilen bir husus olmuştur. İbrahim Alâeddin Gövsa, Nazif'in vefatından sonra kaleme aldığı hayalî mektuplarla bu bağı Nazif'in sesinden Hâmid'e hitap eden metinler aracılığıyla kendi lisanıyla edebiyat âlemine sunmuştur. İbrahim Alâeddin Gövsa'nın Nazif'ten Hâmid'e Âhiretten Mektuplar adlı eseri, ilk kez 1932 yılında Kanaat Kütüphanesi tarafından yayımlanmıştır. Eser, Süleyman Nazif adına kaleme alınmış iki hayalî mektuptan meydana gelmektedir. Nazif'ten Hâmid'e Âhiretten Mektuplar, hayalî bir kurgu üzerine inşa edilmiş olmasına rağmen, dönemin sosyolojisini, fikrî ve edebî yönelimlerini yansıtması bakımından dikkate değer bir kaynak niteliğindedir.
Abdülhak Hâmid Tarhan (1852-1937) ile Süleyman Nazif (1870-1927), hem Osmanlı'nın son dönemlerine hem de Cumhuriyet'in kuruluş sürecine tanıklık etmiş şahsiyetlerdir. Tanzimat sonrası Türk edebiyatının kurucu isimlerinden biri olan Hâmid'in, şiir ve düşünce alanında açtığı yol kendisinden sonra gelen kuşaklar üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. Süleyman Nazif ise edebî faaliyetlerine Servet-i Fünun çevresinde başlamış, fikrî, siyasî ve toplumsal meseleleri önceleyen bir yazı ve şiir dünyası ortaya koymuştur. Nazif'in edebî serüveninde Abdülhak Hâmid'in önemli bir yeri vardır. Daha ilk ürünlerinden itibaren Hâmid'i hem sanat hem de fikrî bakımdan“üstat” olarak benimseyen Nazif, ona derin bir hayranlık beslemiş; bu hayranlık zamanla güçlü bir bağlılığa dönüşmüştür. Süleyman Nazif'in Abdülhak Hâmid'e duyduğu bu derin yakınlık ve bağlılık, yalnızca özel çevresiyle sınırlı kalmamış; dönemin edebiyat mahfillerinde de bilinen, hatta sıkça dile getirilen bir husus olmuştur. İbrahim Alâeddin Gövsa, Nazif'in vefatından sonra kaleme aldığı hayalî mektuplarla bu bağı Nazif'in sesinden Hâmid'e hitap eden metinler aracılığıyla kendi lisanıyla edebiyat âlemine sunmuştur. İbrahim Alâeddin Gövsa'nın Nazif'ten Hâmid'e Âhiretten Mektuplar adlı eseri, ilk kez 1932 yılında Kanaat Kütüphanesi tarafından yayımlanmıştır. Eser, Süleyman Nazif adına kaleme alınmış iki hayalî mektuptan meydana gelmektedir. Nazif'ten Hâmid'e Âhiretten Mektuplar, hayalî bir kurgu üzerine inşa edilmiş olmasına rağmen, dönemin sosyolojisini, fikrî ve edebî yönelimlerini yansıtması bakımından dikkate değer bir kaynak niteliğindedir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat