9786258654042
890500
https://www.hesapli24.com/hazret-i-ali-divani-3
Hazret-i Ali Divanı
18.84
Hazreti Ali, Peygamber Efendimiz'in sahâbesi arasında, bir yönüyle cesaret ve yiğitliğin, diğer yönüyle
ilim ve irfanın timsali olarak temâyüz etmiştir. Hem Resûlullah'ın amcazâdesi hem de damadı olması,
ona yalnızca tarihî değil, aynı zamanda soyunun kendisiyle devam ettiği müstesna bir konum
kazandırmıştır. O, müslümanların gönlünde hususi bir yere sahip bulunan Ehl-i Beyt'in serçeşmesi,
Haydâr-ı Kerrâr, Şâh-ı Velâyet ve Aliyyü'l-Murtazâ'dır.
Bu itibarla Hz. Ali'ye nispet edilen ilmî ve irfânî miras, asırlar boyunca yoğun bir ilgiye mazhar
olmuştur. Hadis rivayetleri, hikmetli ve veciz sözler, nasihatler ve mektuplar yanında, kendisine
atfedilen manzumeler de bu mirasın mühim bir parçasını teşkil etmektedir.
Söz konusu manzumeler, bir yandan Arap edebiyatı geleneği içinde değerlendirilmekte, diğer yandan
dinî ve kültürel hafızanın teşekkülü bakımından özgün bir mukayese zemini sunmaktadır. Şerîf el-
Murtazâ tarafından derlenerek Dîvânü Ali b. Ebî Tâlib adıyla tedvin edilen şiir mecmuası, bu bağlamda
yalnızca edebî bir derleme değil, aynı zamanda tarih ve inanç ilişkilerinin kesiştiği, yer yer gerilim
ürettiği, çok katmanlı bir metin olarak karşımızda durmaktadır.
Elinizdeki eser, Hazreti Ali'ye izafe edilen söz konusu Dîvân'ın, Osmanlı ilim ve irfan geleneğinin
mühim simalarından biri olan Müstakimzâde Süleyman Sadeddin tarafından kaleme alınan şerhinin,
manzum tercüme kısmını esas almaktadır. Metinde, önce beyitlerin Arapça aslı, ardından
Müstakimzâde'nin manzum tercümesi, akabinde ise bu tercümenin sadeleştirilmiş mensur hâli
sunulmuştur.
Hazreti Ali, Peygamber Efendimiz'in sahâbesi arasında, bir yönüyle cesaret ve yiğitliğin, diğer yönüyle
ilim ve irfanın timsali olarak temâyüz etmiştir. Hem Resûlullah'ın amcazâdesi hem de damadı olması,
ona yalnızca tarihî değil, aynı zamanda soyunun kendisiyle devam ettiği müstesna bir konum
kazandırmıştır. O, müslümanların gönlünde hususi bir yere sahip bulunan Ehl-i Beyt'in serçeşmesi,
Haydâr-ı Kerrâr, Şâh-ı Velâyet ve Aliyyü'l-Murtazâ'dır.
Bu itibarla Hz. Ali'ye nispet edilen ilmî ve irfânî miras, asırlar boyunca yoğun bir ilgiye mazhar
olmuştur. Hadis rivayetleri, hikmetli ve veciz sözler, nasihatler ve mektuplar yanında, kendisine
atfedilen manzumeler de bu mirasın mühim bir parçasını teşkil etmektedir.
Söz konusu manzumeler, bir yandan Arap edebiyatı geleneği içinde değerlendirilmekte, diğer yandan
dinî ve kültürel hafızanın teşekkülü bakımından özgün bir mukayese zemini sunmaktadır. Şerîf el-
Murtazâ tarafından derlenerek Dîvânü Ali b. Ebî Tâlib adıyla tedvin edilen şiir mecmuası, bu bağlamda
yalnızca edebî bir derleme değil, aynı zamanda tarih ve inanç ilişkilerinin kesiştiği, yer yer gerilim
ürettiği, çok katmanlı bir metin olarak karşımızda durmaktadır.
Elinizdeki eser, Hazreti Ali'ye izafe edilen söz konusu Dîvân'ın, Osmanlı ilim ve irfan geleneğinin
mühim simalarından biri olan Müstakimzâde Süleyman Sadeddin tarafından kaleme alınan şerhinin,
manzum tercüme kısmını esas almaktadır. Metinde, önce beyitlerin Arapça aslı, ardından
Müstakimzâde'nin manzum tercümesi, akabinde ise bu tercümenin sadeleştirilmiş mensur hâli
sunulmuştur.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.