9786256685567
882138
https://www.hesapli24.com/mahsus-selam
Mahsus Selam
9.58
Onur Çalı 2015 yılından beri “Dünlük” yazıyor. Dünlükle günlük arasında ne fark var diyenleriniz olabilir.
Yazıldığı gün günlük olan, yazıldıktan hemen sonra dünlük olur. Dünde kalmıştır oradaki duygular, düşünceler,
değerlendirmeler, ama yine de geçerlidirler. Yazan, gözlemiştir, yüksek sesle düşünmeyi yazıya dökmüştür,
çağrışımlarla, örneklerle bezemiştir gözlemlerini. Aslında kendine dönüktür yazdıkları ama okunacağını da
bilmiştir elbette. Ve okuyanları da düşündürmek istemiştir. Kâh kişiseldir yazdıkları kâh toplumsal; eskilere de
götürür bizi, bugüne de getirir. Eskiye duyduğu özlem –hangimizde yok ki– ince bir çizgi gibi geçer yazılarının
içinden. Dili yumuşak, sesi alçaktır. Okuru bilmediği coğrafyalarda da gezdirir, kimimizin bilmediği kitaplarla,
yazarlarla, konularla da tanıştırır, kitabı bitirdiğinizde ılık bir nostalji gülümsetir sizi. Belki de yazarın aşağıda
sözünü ettiği yerde bir mola vermek istersiniz.
“Var bir hayalimiz: Sessizlik Odaları. Lüzumsuz sözden, kimsenin birbirini dinlemediği sohbetlerden, tekrar
tekrar aynı şeylerin anlatıldığı konuşmalardan yorulanların ruhlarını dinlendirebilecekleri bir vaha olacak
Sessizlik Odaları. Bu odalarda yan yana ya da karşı karşıya oturulacak olsa bile kimse konuşmayacak, tek laf
etmeyecek.”
Onur Çalı 2015 yılından beri “Dünlük” yazıyor. Dünlükle günlük arasında ne fark var diyenleriniz olabilir.
Yazıldığı gün günlük olan, yazıldıktan hemen sonra dünlük olur. Dünde kalmıştır oradaki duygular, düşünceler,
değerlendirmeler, ama yine de geçerlidirler. Yazan, gözlemiştir, yüksek sesle düşünmeyi yazıya dökmüştür,
çağrışımlarla, örneklerle bezemiştir gözlemlerini. Aslında kendine dönüktür yazdıkları ama okunacağını da
bilmiştir elbette. Ve okuyanları da düşündürmek istemiştir. Kâh kişiseldir yazdıkları kâh toplumsal; eskilere de
götürür bizi, bugüne de getirir. Eskiye duyduğu özlem –hangimizde yok ki– ince bir çizgi gibi geçer yazılarının
içinden. Dili yumuşak, sesi alçaktır. Okuru bilmediği coğrafyalarda da gezdirir, kimimizin bilmediği kitaplarla,
yazarlarla, konularla da tanıştırır, kitabı bitirdiğinizde ılık bir nostalji gülümsetir sizi. Belki de yazarın aşağıda
sözünü ettiği yerde bir mola vermek istersiniz.
“Var bir hayalimiz: Sessizlik Odaları. Lüzumsuz sözden, kimsenin birbirini dinlemediği sohbetlerden, tekrar
tekrar aynı şeylerin anlatıldığı konuşmalardan yorulanların ruhlarını dinlendirebilecekleri bir vaha olacak
Sessizlik Odaları. Bu odalarda yan yana ya da karşı karşıya oturulacak olsa bile kimse konuşmayacak, tek laf
etmeyecek.”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.