9786253835101
882073
https://www.hesapli24.com/fransiz-devrimi-teror-ucuncu-cilt
Fransız Devrimi - Terör (Üçüncü Cilt)
12.46
Fransız Devrimi'nin bu üçüncü ve son cildinde, devrimin en radikal dönemi olan terör dönemi anlatılmaktadır.
Devrimin, burjuvazinin ufkunun da ötesine geçilen bu döneminde Robespierre'in siyasal rakiplerini bir bir yok ederek
kendi diktatörlüğünü kurduğu görülmektedir. Yeni bir toplumsal düzen, yeni kurumlar, yeni bir takvim, yeni bir din ve
hatta yeni bir Tanrı yaratılmak istenmiştir. Fakat dengeler Robespierre'in istemediği bir yönde değişmiş ve hem devrim
hem cumhuriyet ve hem de Robespierre ölmüştür.
Savaştan ve acılardan doğan, kendi ilkelerine aykırı olarak istemeyerek terör kalıbına giren bu cumhuriyet, olağanüstü
yanlarına karşın yine bir kaza eseriydi. Gittikçe daha darlaşan bir temele dayanan bu cumhuriyet, asıl çıkarlarını
savunduğu kimseler tarafından bile anlaşılmamıştı. Onun dış zafere kadar yaşayabilmesi, bilim insanlarının ateşli
gizemi ve insanlığın üstüne çıkan güçleri sayesinde olmuştur. Yirmi yüzyıllık monarşi ve esaret birkaç ayda silinip
gidemez. En şiddetli yasalar bile insan doğasını ve toplumsal düzeni kısa bir sürede değiştirmek için yeterli değildir.
Uygar kurumlar yaratmak ve zenginlerin egemenliğini yıkmak için diktatörlüğü uzatmak isteyen Robespierre, Couthon
ve Saint-Just bunu çok iyi biliyorlardı. Bütün diktatörlüğe yalnız başlarına sahip olmadıkça bunu başaramazlardı. Fakat
hükûmetteki arkadaşlarının tam kendine onay vermeye hazır oldukları bir sırada Robespierre'in onlarla bağını kesmesi,
yasaların boşluğu içinde asılı duran yapının yıkılmasına yeterli geldi. Doğanın direnciyle karşılaşan insan istencinin
sınırlı olduğunu gösteren bir örnek.
Fransız Devrimi'nin bu üçüncü ve son cildinde, devrimin en radikal dönemi olan terör dönemi anlatılmaktadır.
Devrimin, burjuvazinin ufkunun da ötesine geçilen bu döneminde Robespierre'in siyasal rakiplerini bir bir yok ederek
kendi diktatörlüğünü kurduğu görülmektedir. Yeni bir toplumsal düzen, yeni kurumlar, yeni bir takvim, yeni bir din ve
hatta yeni bir Tanrı yaratılmak istenmiştir. Fakat dengeler Robespierre'in istemediği bir yönde değişmiş ve hem devrim
hem cumhuriyet ve hem de Robespierre ölmüştür.
Savaştan ve acılardan doğan, kendi ilkelerine aykırı olarak istemeyerek terör kalıbına giren bu cumhuriyet, olağanüstü
yanlarına karşın yine bir kaza eseriydi. Gittikçe daha darlaşan bir temele dayanan bu cumhuriyet, asıl çıkarlarını
savunduğu kimseler tarafından bile anlaşılmamıştı. Onun dış zafere kadar yaşayabilmesi, bilim insanlarının ateşli
gizemi ve insanlığın üstüne çıkan güçleri sayesinde olmuştur. Yirmi yüzyıllık monarşi ve esaret birkaç ayda silinip
gidemez. En şiddetli yasalar bile insan doğasını ve toplumsal düzeni kısa bir sürede değiştirmek için yeterli değildir.
Uygar kurumlar yaratmak ve zenginlerin egemenliğini yıkmak için diktatörlüğü uzatmak isteyen Robespierre, Couthon
ve Saint-Just bunu çok iyi biliyorlardı. Bütün diktatörlüğe yalnız başlarına sahip olmadıkça bunu başaramazlardı. Fakat
hükûmetteki arkadaşlarının tam kendine onay vermeye hazır oldukları bir sırada Robespierre'in onlarla bağını kesmesi,
yasaların boşluğu içinde asılı duran yapının yıkılmasına yeterli geldi. Doğanın direnciyle karşılaşan insan istencinin
sınırlı olduğunu gösteren bir örnek.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.