Divan-ı Ali;Kanun-i Esasi'den Türkiye Cumhuriyeti'ne (Yüce Divan) 1876-1929

Stok Kodu:
9786253777937
Boyut:
160-240-
Sayfa Sayısı:
383
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-04-22
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
1.Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
26,22
9786253777937
891204
Divan-ı Ali;Kanun-i Esasi'den Türkiye Cumhuriyeti'ne (Yüce Divan) 1876-1929
Divan-ı Ali;Kanun-i Esasi'den Türkiye Cumhuriyeti'ne (Yüce Divan) 1876-1929
26.22
Devlet iktidarını elinde bulunduran kimselerin muhakeme edilmesi ve hukuk nezdinde mesul tutulması, mutlak iktidarı sınırlama gayesi ile ortaya çıkan anayasal hareketlerin bir neticesidir. Mutlak iktidarın sınırlanmasının yanı sıra eşitlik kaidesinin yerleşmeya başlamasıyla birlikte bazı üst düzey devlet görevlilerinin mesuliyeti kabul edilmiştir. Fakat bu kimselerin alelade insanlar gibi umumi mahkemelerde yargılanmaları sakıncalı görülmüş ve vazifelerinin ehemmiyetine binaen yüksek mahkemelerde yargılanmaları uygun görülmüştür. Divan-ı Ali, 1876 tarihli Kanun-i Esasi ile anayasal bir müessese olarak düzenlenmiştir. Sürekli mahkeme niteliğini haiz olmayan bu müessese, lüzumu halinde kurulan bir yüksek mahkemedir. Başlıca vazifesi vükela ve Mahkeme-i Temyiz başkan ve üyeleri ile devleti tehlikeli ve zor duruma düşürenlerin muhakemesi olan Divan-ı Ali, Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar - birçok teşebbüse rağmen- fiilen oluşturulamamıştır. Bununla birlikte gerek ismini gerekse de karma üyeli yapısını Cumhuriyet sonrasına miras bırakmıştır. Dolayısıyla Meşrutiyet dönemi ile Cumhuriyet dönemi arasında bir köprü oluşturan Divan-ı Ali, hukuk tarihi cihetinden tetkike şayan bir müessesedir. Divan-ı Ali'nin hukuk tarihi cihetinden tetkiki yalnızca bir müessesenin tarihi gelişiminin ortaya konulması bakımından değil; aynı zamanda günümüz anayasal sistemlerinde de ehemmiyetini muhafaza eden üst düzey devlet görevlilerinin mesuliyeti meselesinin kökenlerini anlamak açısından büyük bir ehemmiyet taşımaktadır. Bu bağlamda çalışma, geçmiş ile bugün arasında bir köprü kurmayı ve anayasal mesuliyet mefhumunun tarihi gelişimini daha iyi kavramayı hedeflemektedir.
Devlet iktidarını elinde bulunduran kimselerin muhakeme edilmesi ve hukuk nezdinde mesul tutulması, mutlak iktidarı sınırlama gayesi ile ortaya çıkan anayasal hareketlerin bir neticesidir. Mutlak iktidarın sınırlanmasının yanı sıra eşitlik kaidesinin yerleşmeya başlamasıyla birlikte bazı üst düzey devlet görevlilerinin mesuliyeti kabul edilmiştir. Fakat bu kimselerin alelade insanlar gibi umumi mahkemelerde yargılanmaları sakıncalı görülmüş ve vazifelerinin ehemmiyetine binaen yüksek mahkemelerde yargılanmaları uygun görülmüştür. Divan-ı Ali, 1876 tarihli Kanun-i Esasi ile anayasal bir müessese olarak düzenlenmiştir. Sürekli mahkeme niteliğini haiz olmayan bu müessese, lüzumu halinde kurulan bir yüksek mahkemedir. Başlıca vazifesi vükela ve Mahkeme-i Temyiz başkan ve üyeleri ile devleti tehlikeli ve zor duruma düşürenlerin muhakemesi olan Divan-ı Ali, Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar - birçok teşebbüse rağmen- fiilen oluşturulamamıştır. Bununla birlikte gerek ismini gerekse de karma üyeli yapısını Cumhuriyet sonrasına miras bırakmıştır. Dolayısıyla Meşrutiyet dönemi ile Cumhuriyet dönemi arasında bir köprü oluşturan Divan-ı Ali, hukuk tarihi cihetinden tetkike şayan bir müessesedir. Divan-ı Ali'nin hukuk tarihi cihetinden tetkiki yalnızca bir müessesenin tarihi gelişiminin ortaya konulması bakımından değil; aynı zamanda günümüz anayasal sistemlerinde de ehemmiyetini muhafaza eden üst düzey devlet görevlilerinin mesuliyeti meselesinin kökenlerini anlamak açısından büyük bir ehemmiyet taşımaktadır. Bu bağlamda çalışma, geçmiş ile bugün arasında bir köprü kurmayı ve anayasal mesuliyet mefhumunun tarihi gelişimini daha iyi kavramayı hedeflemektedir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat