9789757522317
779479
https://www.hesapli24.com/cengiz-dagci-aydinliktan-karanlik-arasinda
Cengiz Dağcı--Aydınlıktan Karanlık Arasında
12.49
“Evet, onlar da insandır! Pavlenko'lar, İvan'lar, Kostyük'ler, Vasil Dimitroviç'ler, Stepan'lar, belki bunu gülünç görecekler; ama nasıl görürlerse görsünler,
ben eserimi tekrar sakin bir dua ile bitirmek istiyorum. Romanımı kapatırken: “Tanrım!” diyorum. “Onlar da insan! Kendileri gibi, başkalarının da insan
olduklarına inandır onları!” Ötekiler, o hayvan gibi sürülüp götürülenler… Onlar da insandı!”
Yukarıdaki satırlar Cengiz Dağcı'nın Onlar da İnsandı adlı romanının son paragrafıdır. Bu satırlarda Kırım Türk-Tatar halkının, İkinci Dünya Savaşı sonunda
hayvan vagonlarına doldurularak Sibirya buzullarına, Özbekistan çöllerine sürülmesinden sonra, onların boşalan evlerine yerleştirilen Ruslar gibi, o
sürülenlerin de “insan” olduğunu hatırlatır Dağcı. Romanları, hikayeleri, şiirleri ve günlük/hatıraları ile Cengiz Dağcı sadece romancı, hikâyeci ya da şair
değildir. O bir modern destan yazarıdır. İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyet ordusunda Almanlara karşı savaşırken, esir kamplarında Alman askerlerinin zulmü
altında hayatta kalmaya çalışırken, Türkistan Lejyonunda oradan oraya savrulurken ölmemiş olmasını, kendisinin, Kırım Türk-Tatar halkının başına gelenleri
yazmakla görevlendirilmiş bulunmasıyla açıklar. Her insan, ömrü boyunca kaybettiğini arar; Dağcı'nın kaybettiği milletinin kaybettiğidir, aradığı da
milletinin aradığıdır; yani Kırım! Büyük sanatkârlar kolektif bilinçdışının temsili olabilenlerdir.
“Evet, onlar da insandır! Pavlenko'lar, İvan'lar, Kostyük'ler, Vasil Dimitroviç'ler, Stepan'lar, belki bunu gülünç görecekler; ama nasıl görürlerse görsünler,
ben eserimi tekrar sakin bir dua ile bitirmek istiyorum. Romanımı kapatırken: “Tanrım!” diyorum. “Onlar da insan! Kendileri gibi, başkalarının da insan
olduklarına inandır onları!” Ötekiler, o hayvan gibi sürülüp götürülenler… Onlar da insandı!”
Yukarıdaki satırlar Cengiz Dağcı'nın Onlar da İnsandı adlı romanının son paragrafıdır. Bu satırlarda Kırım Türk-Tatar halkının, İkinci Dünya Savaşı sonunda
hayvan vagonlarına doldurularak Sibirya buzullarına, Özbekistan çöllerine sürülmesinden sonra, onların boşalan evlerine yerleştirilen Ruslar gibi, o
sürülenlerin de “insan” olduğunu hatırlatır Dağcı. Romanları, hikayeleri, şiirleri ve günlük/hatıraları ile Cengiz Dağcı sadece romancı, hikâyeci ya da şair
değildir. O bir modern destan yazarıdır. İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyet ordusunda Almanlara karşı savaşırken, esir kamplarında Alman askerlerinin zulmü
altında hayatta kalmaya çalışırken, Türkistan Lejyonunda oradan oraya savrulurken ölmemiş olmasını, kendisinin, Kırım Türk-Tatar halkının başına gelenleri
yazmakla görevlendirilmiş bulunmasıyla açıklar. Her insan, ömrü boyunca kaybettiğini arar; Dağcı'nın kaybettiği milletinin kaybettiğidir, aradığı da
milletinin aradığıdır; yani Kırım! Büyük sanatkârlar kolektif bilinçdışının temsili olabilenlerdir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.