Zincirli Ördek

Stok Kodu:
9786052117736
Boyut:
135-210-0
Sayfa Sayısı:
1
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2023-10-26
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
8,00
9786052117736
822331
Zincirli Ördek
Zincirli Ördek
8.00
Zincirli Ördek, şair A. Kadir Paksoy'unözyaşamöyküsünü anlattığı bir yapıt. Ama yazar aynı zamanda yaşamöyküsü ilebağlantılı olarak Türkiye'nin yakın siyasal geçmişine (1960'lardan 2000'lere)ışık tutuyor. Tıpkı Ortaçağ Avrupa'sında kilisenin halkın bilgisizliğinden vesaflığından yararlanarak varsıllaşırken halkın yoksullaşması gibi, bir Anadolukasabasında da (Darende/Malatya) benzer bir olaya tanık oluyoruz. Mülkiyetişairin büyükbabasına ait olan ama kullanımı babasına bırakılan, çocukluğununbir bölümünün geçtiği ev ve bahçeyi, kasabanın müftüsü tarafından etki altınaalınan büyükbabası camiye bağışlıyor. Ev yıkılıyor, babasının yetiştirdiğiağaçlar kesiliyor… Bu olay, şairde bir travma yaratıyor:“Büyükbabamın Aşudu Deresi'ndeki evimizive bahçemizi camiye bağışlamasıyla, tıpkı Nietsche'nin ‘Tanrı öldü' dediği gibi artık Tanrı ölmüştü benim için. Hiçbirşeye inancım kalmamıştı. Ruhum allak bullaktı. Tutunduğum uçurumkıyısından düşmüş, vadi boyunca uçuyor, yamaçlara yayılmış kurt sürülerine yemolmamak için boşlukta kulaç atıyordum. Nietsche'nin papaz olan babasınınçektiği acılara tanık olarak, babasının çok sevdiği ve hayatını adadığı buTanrı neden böyle iyi bir adamı böylesine bir acıyla cezalandırıyor, demesigibi, ben de babam için aynı şeyi düşünüyordum. Bunca ağacı diken, toprağıyeşerten, hiç kimseye bir kötülüğü olmayan babamın elinden bu bahçeyi niyealıyordu Tanrı? Çanların derinden gelen seslerinin Nietsche'nin kulağındançıkmaması gibi; babamın o elleriyle diktiği kayısı, dut, elma, erik ağaçlarıkesilirken ve evimiz yıkılırken duyduğum ezan sesi de benim kulağımdançıkmayacaktı ömür boyu...Allahu ekber!Allahu ekber!Tanrı evineçağırıyorlar beni ArapçaBıçaklarını Türkçebileyenler”Bu olaydan sonra kasaba tarafındandışlanan şairin ailesi, kasabayı terkediyor ve Çukurova'ya göçüyor…Şairin ömür boyu flört ettiği ve ancaktarih öğretmenliğinden emekli olduktan sonra “hemhal” olabildiği Fransızcayıöğrenme serüveni; şairliği, öğretmenliği; “kindar nesil”in hedefi olarakyaşadığı sıkıntılar, romanın diğer izlekleri…
Zincirli Ördek, şair A. Kadir Paksoy'unözyaşamöyküsünü anlattığı bir yapıt. Ama yazar aynı zamanda yaşamöyküsü ilebağlantılı olarak Türkiye'nin yakın siyasal geçmişine (1960'lardan 2000'lere)ışık tutuyor. Tıpkı Ortaçağ Avrupa'sında kilisenin halkın bilgisizliğinden vesaflığından yararlanarak varsıllaşırken halkın yoksullaşması gibi, bir Anadolukasabasında da (Darende/Malatya) benzer bir olaya tanık oluyoruz. Mülkiyetişairin büyükbabasına ait olan ama kullanımı babasına bırakılan, çocukluğununbir bölümünün geçtiği ev ve bahçeyi, kasabanın müftüsü tarafından etki altınaalınan büyükbabası camiye bağışlıyor. Ev yıkılıyor, babasının yetiştirdiğiağaçlar kesiliyor… Bu olay, şairde bir travma yaratıyor:“Büyükbabamın Aşudu Deresi'ndeki evimizive bahçemizi camiye bağışlamasıyla, tıpkı Nietsche'nin ‘Tanrı öldü' dediği gibi artık Tanrı ölmüştü benim için. Hiçbirşeye inancım kalmamıştı. Ruhum allak bullaktı. Tutunduğum uçurumkıyısından düşmüş, vadi boyunca uçuyor, yamaçlara yayılmış kurt sürülerine yemolmamak için boşlukta kulaç atıyordum. Nietsche'nin papaz olan babasınınçektiği acılara tanık olarak, babasının çok sevdiği ve hayatını adadığı buTanrı neden böyle iyi bir adamı böylesine bir acıyla cezalandırıyor, demesigibi, ben de babam için aynı şeyi düşünüyordum. Bunca ağacı diken, toprağıyeşerten, hiç kimseye bir kötülüğü olmayan babamın elinden bu bahçeyi niyealıyordu Tanrı? Çanların derinden gelen seslerinin Nietsche'nin kulağındançıkmaması gibi; babamın o elleriyle diktiği kayısı, dut, elma, erik ağaçlarıkesilirken ve evimiz yıkılırken duyduğum ezan sesi de benim kulağımdançıkmayacaktı ömür boyu...Allahu ekber!Allahu ekber!Tanrı evineçağırıyorlar beni ArapçaBıçaklarını Türkçebileyenler”Bu olaydan sonra kasaba tarafındandışlanan şairin ailesi, kasabayı terkediyor ve Çukurova'ya göçüyor…Şairin ömür boyu flört ettiği ve ancaktarih öğretmenliğinden emekli olduktan sonra “hemhal” olabildiği Fransızcayıöğrenme serüveni; şairliği, öğretmenliği; “kindar nesil”in hedefi olarakyaşadığı sıkıntılar, romanın diğer izlekleri…
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat