Yabancı Dilde Kaygı, Motivasyon ve Öz-yeterlik Algısı

Stok Kodu:
9786258449686
Boyut:
160-240
Sayfa Sayısı:
180
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021-12
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap kağıdı
14,62
9786258449686
629388
Yabancı Dilde Kaygı, Motivasyon ve Öz-yeterlik Algısı
Yabancı Dilde Kaygı, Motivasyon ve Öz-yeterlik Algısı
14.62
İnsanlar arasında çok değişik görünüşler sunan iletişim ve bildirişim aracı olan dil
(Aksan,1987:55) çağdaş uygarlığa açılan bir kapıdır; dünyadaki bilimsel, teknolojik ve sanatsal
gelişmeleri incelemek ise yabancı dil aracılığıyla mümkündür. Ülkeler arasında sınırların kalktığı,
rekabetin hızlandığı, iletişim araçlarıyla anında her noktasına ulaşılan dünyada, yabancı dil
öğrenmenin gerekliliği ve zorunluluğu inkâr edilemez. Dünyada yalnız kalmamak, gelişen
teknoloji ve ticaretin dışında olmamak ve refahtan pay almak için dünyaya açılmak zorunludur.
Bunun için her ferdin iki, üç, beş yabancı dil öğrenmesi gerekir (Doğan,1996). Çok dillilik bugün
dünyada yaygın olup birçok ülkede yabancı dil öğrenimi zorunlu eğitimin bir parçasıdır (Kormos
ve Kiddle,2013). Yabancı dil bilmek bir yandan çok dilli ve çok kültürlü bir dünyada yaşamanın
önkoşulu, diğer yandan ise kişisel gelişimi destekleyen bir zorunluluk haline gelmiştir (Erişkon
Cangil,2004:274). Türkiye'de dil eğitiminin kalitesiyle ilgili çalışmalar incelendiğinde, dil
eğitiminde okullarda istenilen seviyeye gelinemediği anlaşılmaktadır. Çocuklar veya yetişkinler
için en güç iş, okulda yabancı bir dili öğrenmeye çaba göstermek olabilir (Asher,1981:1-2).
İnsanların yabancı dil öğrenmelerinde duyuşsal özelliklerin, duyguların yoğunluğuna bağlı olarak
dil öğrenme üzerinde önemli bir paya sahip olduğunu belirten Chastain (1988:122), zihinsel
olarak hazır olabilmenin ön şartının da duyuşsal hazırlık olduğunu ifade etmektedir. Duyuşsal
alan, tutum, motivasyon, kaygı, empati, öz-yeterlik gibi özellikleri kapsamaktadır ve bu özellikler
dil öğrenmede temel etmenler olarak görülmektedir (Andres,2002; MacIntyre ve Gardner,1991b;
Scovel,1978).
İnsanlar arasında çok değişik görünüşler sunan iletişim ve bildirişim aracı olan dil
(Aksan,1987:55) çağdaş uygarlığa açılan bir kapıdır; dünyadaki bilimsel, teknolojik ve sanatsal
gelişmeleri incelemek ise yabancı dil aracılığıyla mümkündür. Ülkeler arasında sınırların kalktığı,
rekabetin hızlandığı, iletişim araçlarıyla anında her noktasına ulaşılan dünyada, yabancı dil
öğrenmenin gerekliliği ve zorunluluğu inkâr edilemez. Dünyada yalnız kalmamak, gelişen
teknoloji ve ticaretin dışında olmamak ve refahtan pay almak için dünyaya açılmak zorunludur.
Bunun için her ferdin iki, üç, beş yabancı dil öğrenmesi gerekir (Doğan,1996). Çok dillilik bugün
dünyada yaygın olup birçok ülkede yabancı dil öğrenimi zorunlu eğitimin bir parçasıdır (Kormos
ve Kiddle,2013). Yabancı dil bilmek bir yandan çok dilli ve çok kültürlü bir dünyada yaşamanın
önkoşulu, diğer yandan ise kişisel gelişimi destekleyen bir zorunluluk haline gelmiştir (Erişkon
Cangil,2004:274). Türkiye'de dil eğitiminin kalitesiyle ilgili çalışmalar incelendiğinde, dil
eğitiminde okullarda istenilen seviyeye gelinemediği anlaşılmaktadır. Çocuklar veya yetişkinler
için en güç iş, okulda yabancı bir dili öğrenmeye çaba göstermek olabilir (Asher,1981:1-2).
İnsanların yabancı dil öğrenmelerinde duyuşsal özelliklerin, duyguların yoğunluğuna bağlı olarak
dil öğrenme üzerinde önemli bir paya sahip olduğunu belirten Chastain (1988:122), zihinsel
olarak hazır olabilmenin ön şartının da duyuşsal hazırlık olduğunu ifade etmektedir. Duyuşsal
alan, tutum, motivasyon, kaygı, empati, öz-yeterlik gibi özellikleri kapsamaktadır ve bu özellikler
dil öğrenmede temel etmenler olarak görülmektedir (Andres,2002; MacIntyre ve Gardner,1991b;
Scovel,1978).
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat