9786258724387
881931
https://www.hesapli24.com/tohumdan-meyveye-asktan-cocuga-aile
Tohumdan Meyveye Aşktan Çocuğa Aile
10.68
Toplum bilimciler tarafından aileyle ilgili kapsamlı araştırmalar yapılmış
ve bilim dünyasının hizmetine sunulmuştur. Bu çalışmada, ailenin
tanımıyla ilgili daha önce verilen çok değerli bilgilere ek olarak, ailenin
ahlâkî boyutu ön plana alınmış ve bu çerçevede bir tarif geliştirilmiştir.
“Aile, toplumun nefesidir”, şeklinde yapmış olduğumuz tarifle ailenin
fert için, toplum için, devlet için ve insanlık için ne derece elzem olduğu
ifade edilmek istenmiştir.
Kuşkusuz, aile olmanın temelinde hem dinen hem de hukuken meşru
bir nikah akdiyle yapılan evlilik vardır. Güçlü aileler sağlam evliliklerden
neşet eder. Bunun için evlilik öncesi dönemde “evliliğe hazırlık
süreci” çok iyi değerlendirilmelidir. Ferdin, evliliğe nasıl ve ne zaman
hazırlanması gerektiği ilkeleri doğru tespit edilmelidir. Evlilik başladıktan
sonra adeta bir duvar ustası gibi doğru taşı doğru yere koyarak
büyük yıkımların önüne geçmek gerekir. Evliliğin ilk günlerinde gelin
ve damat başta olmak üzere tüm tarafların helalleşme yoluna gitmeleri
çok faydalıdır. Bu, daha önce olup biten tüm olumsuzlukların üzerine
bir kürek toprak atmak anlamına gelir. Bununla birlikte Allah ile olan
bağ daima canlı tutulmalıdır. Bunun için de evlilik başlangıcında, nasûh
bir tövbe ve dua asla ihmal edilmemelidir. Büyükler, öğüt ve tavsiyeleriyle
çocuklarına ömür boyu yol göstermeye devam etmelidirler. Çünkü
evliliklerin mutlu ve huzurlu bir şekilde yürütülmesinde tecrübenin
önemli bir rolü vardır.
Her şeye rağmen ailede beklenmedik durumlarla karşı karşıya kalınabilir.
Çünkü akıl, irade ve nefis sahibi bir varlık olan insan fücûra da
takvâya da meyilli yaratılmıştır. “Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip
ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma
yeteneğini) ilham edene ant olsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.”
(eş-Şems 91/7-9) İnsanın olduğu yerde bir problemin olabilmesi
gayet tabiidir. İnsan tarafından kurulan ailede de bir sorun ile karşı
karşıya kalınması mümkündür. Asıl olan sorunsuzluk değil sorunlarla
mücadele yöntemidir. Aslında mutluluğun sırrı burada saklıdır, yani
zayıf yönlerimizi güçlendirmek, iyi huylarımızı çoğaltmak, kötü huylavii
rımızı azaltmak ve bunun için gayret ve çaba ortaya koymak mutlu olabilmenin
anahtarıdır. Öyleyse, sorun var diye yuvayı dağıtmak yerine
mücadeleye devam etmek en doğru yoldur. Çünkü ne bizatihi hayatın
kendisi ne de aile hayatı bütünüyle tos pembedir.
Evliliğe anlam kazandıran bir başka önemli husus ise onun uhrevî boyutunun
da olmasıdır. Allah'ın takdîriyle karı-koca olanlar, buna rıza
gösterip sabırla evliliklerini sürdürmeleri, temiz nesiller yetiştirmeleri
ve topluma katma değer üretmeleri neticesinde Yüce Allah'ın büyük
mükafatına mazhar olacaklardır. Nitekim Ra‘d suresi 23-24. ayet-i kerimelerinde
şöyle buyurulur: “O güzel son, babalarından, eşlerinden
ve çocuklarından lâyık olanlarla birlikte girecekleri adn cennetleridir;
melekler de “Sabretmenize karşılık elde ettiğiniz esenlik daim olsun!
Dünya yurdunun ardından ulaştığınız sonuç ne güzel oldu!” diyerek
her kapıdan onların yanına girerler.” Böylece insan aile sayesinde, hem
dünya mutluğunu hem de sonsuz mutluluk yurdu olan ahiret mutluluğunu
elde etmiş olmaktadır.
Toplum bilimciler tarafından aileyle ilgili kapsamlı araştırmalar yapılmış
ve bilim dünyasının hizmetine sunulmuştur. Bu çalışmada, ailenin
tanımıyla ilgili daha önce verilen çok değerli bilgilere ek olarak, ailenin
ahlâkî boyutu ön plana alınmış ve bu çerçevede bir tarif geliştirilmiştir.
“Aile, toplumun nefesidir”, şeklinde yapmış olduğumuz tarifle ailenin
fert için, toplum için, devlet için ve insanlık için ne derece elzem olduğu
ifade edilmek istenmiştir.
Kuşkusuz, aile olmanın temelinde hem dinen hem de hukuken meşru
bir nikah akdiyle yapılan evlilik vardır. Güçlü aileler sağlam evliliklerden
neşet eder. Bunun için evlilik öncesi dönemde “evliliğe hazırlık
süreci” çok iyi değerlendirilmelidir. Ferdin, evliliğe nasıl ve ne zaman
hazırlanması gerektiği ilkeleri doğru tespit edilmelidir. Evlilik başladıktan
sonra adeta bir duvar ustası gibi doğru taşı doğru yere koyarak
büyük yıkımların önüne geçmek gerekir. Evliliğin ilk günlerinde gelin
ve damat başta olmak üzere tüm tarafların helalleşme yoluna gitmeleri
çok faydalıdır. Bu, daha önce olup biten tüm olumsuzlukların üzerine
bir kürek toprak atmak anlamına gelir. Bununla birlikte Allah ile olan
bağ daima canlı tutulmalıdır. Bunun için de evlilik başlangıcında, nasûh
bir tövbe ve dua asla ihmal edilmemelidir. Büyükler, öğüt ve tavsiyeleriyle
çocuklarına ömür boyu yol göstermeye devam etmelidirler. Çünkü
evliliklerin mutlu ve huzurlu bir şekilde yürütülmesinde tecrübenin
önemli bir rolü vardır.
Her şeye rağmen ailede beklenmedik durumlarla karşı karşıya kalınabilir.
Çünkü akıl, irade ve nefis sahibi bir varlık olan insan fücûra da
takvâya da meyilli yaratılmıştır. “Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip
ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma
yeteneğini) ilham edene ant olsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.”
(eş-Şems 91/7-9) İnsanın olduğu yerde bir problemin olabilmesi
gayet tabiidir. İnsan tarafından kurulan ailede de bir sorun ile karşı
karşıya kalınması mümkündür. Asıl olan sorunsuzluk değil sorunlarla
mücadele yöntemidir. Aslında mutluluğun sırrı burada saklıdır, yani
zayıf yönlerimizi güçlendirmek, iyi huylarımızı çoğaltmak, kötü huylavii
rımızı azaltmak ve bunun için gayret ve çaba ortaya koymak mutlu olabilmenin
anahtarıdır. Öyleyse, sorun var diye yuvayı dağıtmak yerine
mücadeleye devam etmek en doğru yoldur. Çünkü ne bizatihi hayatın
kendisi ne de aile hayatı bütünüyle tos pembedir.
Evliliğe anlam kazandıran bir başka önemli husus ise onun uhrevî boyutunun
da olmasıdır. Allah'ın takdîriyle karı-koca olanlar, buna rıza
gösterip sabırla evliliklerini sürdürmeleri, temiz nesiller yetiştirmeleri
ve topluma katma değer üretmeleri neticesinde Yüce Allah'ın büyük
mükafatına mazhar olacaklardır. Nitekim Ra‘d suresi 23-24. ayet-i kerimelerinde
şöyle buyurulur: “O güzel son, babalarından, eşlerinden
ve çocuklarından lâyık olanlarla birlikte girecekleri adn cennetleridir;
melekler de “Sabretmenize karşılık elde ettiğiniz esenlik daim olsun!
Dünya yurdunun ardından ulaştığınız sonuç ne güzel oldu!” diyerek
her kapıdan onların yanına girerler.” Böylece insan aile sayesinde, hem
dünya mutluğunu hem de sonsuz mutluluk yurdu olan ahiret mutluluğunu
elde etmiş olmaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.