Tohumdan Meyveye Aşktan Çocuğa Aile

Stok Kodu:
9786258724387
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
151
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01-21
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
Kategori:
10,68
9786258724387
881931
Tohumdan Meyveye Aşktan Çocuğa Aile
Tohumdan Meyveye Aşktan Çocuğa Aile
10.68
Toplum bilimciler tarafından aileyle ilgili kapsamlı araştırmalar yapılmış ve bilim dünyasının hizmetine sunulmuştur. Bu çalışmada, ailenin tanımıyla ilgili daha önce verilen çok değerli bilgilere ek olarak, ailenin ahlâkî boyutu ön plana alınmış ve bu çerçevede bir tarif geliştirilmiştir. “Aile, toplumun nefesidir”, şeklinde yapmış olduğumuz tarifle ailenin fert için, toplum için, devlet için ve insanlık için ne derece elzem olduğu ifade edilmek istenmiştir. Kuşkusuz, aile olmanın temelinde hem dinen hem de hukuken meşru bir nikah akdiyle yapılan evlilik vardır. Güçlü aileler sağlam evliliklerden neşet eder. Bunun için evlilik öncesi dönemde “evliliğe hazırlık süreci” çok iyi değerlendirilmelidir. Ferdin, evliliğe nasıl ve ne zaman hazırlanması gerektiği ilkeleri doğru tespit edilmelidir. Evlilik başladıktan sonra adeta bir duvar ustası gibi doğru taşı doğru yere koyarak büyük yıkımların önüne geçmek gerekir. Evliliğin ilk günlerinde gelin ve damat başta olmak üzere tüm tarafların helalleşme yoluna gitmeleri çok faydalıdır. Bu, daha önce olup biten tüm olumsuzlukların üzerine bir kürek toprak atmak anlamına gelir. Bununla birlikte Allah ile olan bağ daima canlı tutulmalıdır. Bunun için de evlilik başlangıcında, nasûh bir tövbe ve dua asla ihmal edilmemelidir. Büyükler, öğüt ve tavsiyeleriyle çocuklarına ömür boyu yol göstermeye devam etmelidirler. Çünkü evliliklerin mutlu ve huzurlu bir şekilde yürütülmesinde tecrübenin önemli bir rolü vardır. Her şeye rağmen ailede beklenmedik durumlarla karşı karşıya kalınabilir. Çünkü akıl, irade ve nefis sahibi bir varlık olan insan fücûra da takvâya da meyilli yaratılmıştır. “Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene ant olsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.” (eş-Şems 91/7-9) İnsanın olduğu yerde bir problemin olabilmesi gayet tabiidir. İnsan tarafından kurulan ailede de bir sorun ile karşı karşıya kalınması mümkündür. Asıl olan sorunsuzluk değil sorunlarla mücadele yöntemidir. Aslında mutluluğun sırrı burada saklıdır, yani zayıf yönlerimizi güçlendirmek, iyi huylarımızı çoğaltmak, kötü huylavii rımızı azaltmak ve bunun için gayret ve çaba ortaya koymak mutlu olabilmenin anahtarıdır. Öyleyse, sorun var diye yuvayı dağıtmak yerine mücadeleye devam etmek en doğru yoldur. Çünkü ne bizatihi hayatın kendisi ne de aile hayatı bütünüyle tos pembedir. Evliliğe anlam kazandıran bir başka önemli husus ise onun uhrevî boyutunun da olmasıdır. Allah'ın takdîriyle karı-koca olanlar, buna rıza gösterip sabırla evliliklerini sürdürmeleri, temiz nesiller yetiştirmeleri ve topluma katma değer üretmeleri neticesinde Yüce Allah'ın büyük mükafatına mazhar olacaklardır. Nitekim Ra‘d suresi 23-24. ayet-i kerimelerinde şöyle buyurulur: “O güzel son, babalarından, eşlerinden ve çocuklarından lâyık olanlarla birlikte girecekleri adn cennetleridir; melekler de “Sabretmenize karşılık elde ettiğiniz esenlik daim olsun! Dünya yurdunun ardından ulaştığınız sonuç ne güzel oldu!” diyerek her kapıdan onların yanına girerler.” Böylece insan aile sayesinde, hem dünya mutluğunu hem de sonsuz mutluluk yurdu olan ahiret mutluluğunu elde etmiş olmaktadır.
Toplum bilimciler tarafından aileyle ilgili kapsamlı araştırmalar yapılmış ve bilim dünyasının hizmetine sunulmuştur. Bu çalışmada, ailenin tanımıyla ilgili daha önce verilen çok değerli bilgilere ek olarak, ailenin ahlâkî boyutu ön plana alınmış ve bu çerçevede bir tarif geliştirilmiştir. “Aile, toplumun nefesidir”, şeklinde yapmış olduğumuz tarifle ailenin fert için, toplum için, devlet için ve insanlık için ne derece elzem olduğu ifade edilmek istenmiştir. Kuşkusuz, aile olmanın temelinde hem dinen hem de hukuken meşru bir nikah akdiyle yapılan evlilik vardır. Güçlü aileler sağlam evliliklerden neşet eder. Bunun için evlilik öncesi dönemde “evliliğe hazırlık süreci” çok iyi değerlendirilmelidir. Ferdin, evliliğe nasıl ve ne zaman hazırlanması gerektiği ilkeleri doğru tespit edilmelidir. Evlilik başladıktan sonra adeta bir duvar ustası gibi doğru taşı doğru yere koyarak büyük yıkımların önüne geçmek gerekir. Evliliğin ilk günlerinde gelin ve damat başta olmak üzere tüm tarafların helalleşme yoluna gitmeleri çok faydalıdır. Bu, daha önce olup biten tüm olumsuzlukların üzerine bir kürek toprak atmak anlamına gelir. Bununla birlikte Allah ile olan bağ daima canlı tutulmalıdır. Bunun için de evlilik başlangıcında, nasûh bir tövbe ve dua asla ihmal edilmemelidir. Büyükler, öğüt ve tavsiyeleriyle çocuklarına ömür boyu yol göstermeye devam etmelidirler. Çünkü evliliklerin mutlu ve huzurlu bir şekilde yürütülmesinde tecrübenin önemli bir rolü vardır. Her şeye rağmen ailede beklenmedik durumlarla karşı karşıya kalınabilir. Çünkü akıl, irade ve nefis sahibi bir varlık olan insan fücûra da takvâya da meyilli yaratılmıştır. “Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene ant olsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.” (eş-Şems 91/7-9) İnsanın olduğu yerde bir problemin olabilmesi gayet tabiidir. İnsan tarafından kurulan ailede de bir sorun ile karşı karşıya kalınması mümkündür. Asıl olan sorunsuzluk değil sorunlarla mücadele yöntemidir. Aslında mutluluğun sırrı burada saklıdır, yani zayıf yönlerimizi güçlendirmek, iyi huylarımızı çoğaltmak, kötü huylavii rımızı azaltmak ve bunun için gayret ve çaba ortaya koymak mutlu olabilmenin anahtarıdır. Öyleyse, sorun var diye yuvayı dağıtmak yerine mücadeleye devam etmek en doğru yoldur. Çünkü ne bizatihi hayatın kendisi ne de aile hayatı bütünüyle tos pembedir. Evliliğe anlam kazandıran bir başka önemli husus ise onun uhrevî boyutunun da olmasıdır. Allah'ın takdîriyle karı-koca olanlar, buna rıza gösterip sabırla evliliklerini sürdürmeleri, temiz nesiller yetiştirmeleri ve topluma katma değer üretmeleri neticesinde Yüce Allah'ın büyük mükafatına mazhar olacaklardır. Nitekim Ra‘d suresi 23-24. ayet-i kerimelerinde şöyle buyurulur: “O güzel son, babalarından, eşlerinden ve çocuklarından lâyık olanlarla birlikte girecekleri adn cennetleridir; melekler de “Sabretmenize karşılık elde ettiğiniz esenlik daim olsun! Dünya yurdunun ardından ulaştığınız sonuç ne güzel oldu!” diyerek her kapıdan onların yanına girerler.” Böylece insan aile sayesinde, hem dünya mutluğunu hem de sonsuz mutluluk yurdu olan ahiret mutluluğunu elde etmiş olmaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat