Tarih Terazisinde Tartılanlar

Stok Kodu:
9786257073516
Boyut:
135-210-0
Sayfa Sayısı:
255
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2022-08-09
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
Kategori:
10,92
9786257073516
781137
Tarih Terazisinde Tartılanlar
Tarih Terazisinde Tartılanlar
10.92
Tarihin iki tarafı keskin bir bıçak olduğunun, kötü ellerde nasıl zararlı neticeler verebileceğinin örneğini de Napolyon Bonapart'ın, sömürmek gayesi ile gittiği Mısır'ı işgali sırasında beraberinde getirdiği “Yakın Doğu Toplumu ve Kültürü” kitabının yazarı bir Fransız araştırmacısının şu sözlerinde görmek mümkündür: “Biz her İslâm ülkesinde, İslâm öncesi kültürleri ortaya çıkarmak için toprağı kazdık. Tabiatıyla, İslâm öncesi inançları Müslümanlara giydirmek mümkün değildir. Fakat çocuklarını, İslâmiyet'le o eski medeniyetler arasında mütereddit kılmak bize yetiyordu.” İslam-dışı anlayışlar, özellikle de ulusçu-şövenist akımlar, tarihe kelimenin tam anlamıyla “kullanılacak” bir araç olarak bakarlar. Ulusçuluk ya da kavmiyetçilik açısından tarihin ifade ettiği değeri Paul Valery şöyle nitelendiriyor: “Tarih, idrak kimyasının geliştirdiği en tehlikeli üründür... Tarih, hayal ettirir, halkları sarhoş eder, onlarda yanlış hatıralar doğurur, reflekslerini mübalağandırır, eski yaralarını depreştirir, onları istirahatlarında tedirgin eder, onları büyüklüklerin ve zulmün taşkınlıklarına sevk eder ve milletleri kederli, kibirli, dayanılmaz ve anlamsız kılar. Tarih istenilen şeye hak verir.”
Tarihin iki tarafı keskin bir bıçak olduğunun, kötü ellerde nasıl zararlı neticeler verebileceğinin örneğini de Napolyon Bonapart'ın, sömürmek gayesi ile gittiği Mısır'ı işgali sırasında beraberinde getirdiği “Yakın Doğu Toplumu ve Kültürü” kitabının yazarı bir Fransız araştırmacısının şu sözlerinde görmek mümkündür: “Biz her İslâm ülkesinde, İslâm öncesi kültürleri ortaya çıkarmak için toprağı kazdık. Tabiatıyla, İslâm öncesi inançları Müslümanlara giydirmek mümkün değildir. Fakat çocuklarını, İslâmiyet'le o eski medeniyetler arasında mütereddit kılmak bize yetiyordu.” İslam-dışı anlayışlar, özellikle de ulusçu-şövenist akımlar, tarihe kelimenin tam anlamıyla “kullanılacak” bir araç olarak bakarlar. Ulusçuluk ya da kavmiyetçilik açısından tarihin ifade ettiği değeri Paul Valery şöyle nitelendiriyor: “Tarih, idrak kimyasının geliştirdiği en tehlikeli üründür... Tarih, hayal ettirir, halkları sarhoş eder, onlarda yanlış hatıralar doğurur, reflekslerini mübalağandırır, eski yaralarını depreştirir, onları istirahatlarında tedirgin eder, onları büyüklüklerin ve zulmün taşkınlıklarına sevk eder ve milletleri kederli, kibirli, dayanılmaz ve anlamsız kılar. Tarih istenilen şeye hak verir.”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat