Rimalar

Stok Kodu:
9786053144427
Boyut:
125-210-0
Sayfa Sayısı:
192
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2020-09-01
Çeviren:
Ayşe Nihal Akbulut
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
10,37
9786053144427
561719
Rimalar
Rimalar
10.37
19 yüzyıl İspanyol şiirinde romantizmin son temsilcisi sayılan Bécquer, "romancero" geleneği ile gizemci yenilikçi çizgi arasına yerleşen kendine özgü şiiriyle çağdaş İspanyol şiirinin de başlangıcını simgeler. Unamuno, Machado ve Jimenez gibi çağdaş öncülere göre bu şiir, "akıp giden zamanın" görünmez öğelerini düşsel bir duyarlılıktan süzerek "ortaya döken" özelliğiyle evrensel şiir tanımının da kapısını aralar. Başlıca izleklerin aşk, endişe, acı, düş kırıklığı, çaresiz insanlık halleri, ölüm kaygısı olarak belirdiği Rimalar'da gerçeklik, şairin düş prizmalarında "bir suyun dökülüşünü ya da bir çalgı telinin titreyişini" anıştırır biçimde kırılır. Sonuçta elde kalan tek şey, dile getirilmek istenene hiçbir zaman yetmeyecek ama sonuçta vazgeçilemez olan dil'dir. GUSTAVO ADOLFO BÉCQUER (17 Şubat 1836 - 22 Aralık 1870) 16 yüzyıl sonlarında Sevilla'ya yerleşen ve adlarını Bécquer olarak İspanyollaştıran Flaman asıllı Becker ailesinin sekiz çocuğundan biridir. Sanatıyla çocukları üzerinde etki bırakmış iyi bir ressam olan baba 1841'de, Gustavo henüz beş yaşındayken yaşama veda eder. İlk gittiği okullar üstüne bilgiler çeşitli ve belirsizdir. Çok erken yaşlarda şiir yazmaya başlamış olan Gustavo, atölyesinde birlikte çalıştıkları amcasının belirttiği, "kaleminin fırçasından daha güçlü olduğu" yönündeki uyarılar üzerine ağırlıkla yazına yönelir. 1858'de yüksek ateş ve tüm bedenini kaplayan tümörlerle yatağa düşer. İyileşme döneminde çıktığı uzun yürüyüşler sırasında, Rimalar'ın gerçek esin kaynağı olduğu öne sürülen Julia ile tanışır. 1860 yılı ozanın yaşamında bu açıdan bir dönüm noktası olur. Frengi tedavisi için başvurduğu ünlü bir doktorun kızıyla, Casta Estaban Navarro ile tanışır ve bir yıl sonra evlenirler. El Contemporáneo dergisinde ozanın şiir sanatı üstüne düşüncelerini yansıtan Cartas literarias a una mujer (Bir Kadına Yazılmış Yazınsal Mektuplar) adlı denemeleri yayımlanır. Ertesi yıl aynı dergide ünlü söylencelerini (Leyendas) ve şiirlerinden bazılarını yayımlar. 1862 yılı ozan için üretken bir yıl olur; söylenceler, yazınsal mektuplar, makaleler, gazete için imzasız kitap eleştirileri, tanıtımları, haberleri yanında, ileride Rimalar adını alacak şiirler birikmektedir. 1863 yazını ve sonbaharını Sevilla'da geçiren Bécquer çifti daha sonra Madrid'e döner. Karısından ayrılmış olan ağabeyi ve yakın dostu Valeriano da onlarladır. Dostu Augusto Ferrán'ın önerisi üzerine, havası ozanın sağlığına iyi gelecek Santa Maria de Veruela Manastırı'na yerleşirler. Bécquer, Desde mi celda (Hücremden) adlı önemli yapıtının büyük bölümünü burada kaleme alır. 1868 ozan için şanssız ve üzücü bir yıldır. Libro de los gorriones'i (Serçeler Kitabı) yazmaya başladığı günlerde Casta ile Gustavo ayrılırlar. Aynı yılın eylül ayında "La Gloriosa" (1868 Devrimi) patlak verir. Bécquer kardeşleri gözeten ve devlet görevleri sağlayan koruyucuları Paris'e sığınır. Her iki kardeş de işlerini yitirir ve Toledo'ya geçmek zorunda kalırlar. Ozan burada, daha sıradan bir kadın olmakla birlikte, mutsuzluklar, acılar içindeki ozana olan sevgisini hiç esirgemeden sunan Alejandra ile en son sevda masalını yaşayacaktır. Yeni bir gazete çıkarma projesi içinde Madrid'e sıkça gidip geldiği günlerde, 23 Eylül 1870'te Valeriano karaciğer yangısından yaşamını yitirir. Gustavo çok değerli yaşam yoldaşının yitiminden sonra artık kendini toparlayamayacaktır. Fırtınalı bir günde, 8 Aralık'ta bir dostuyla buluştuğu sırada üşütüp yatağa düşen ozan, 22 Aralık 1870 sabahı yaşama gözlerini yumar. Bécquer'in yapıtları, ozanın vasiyeti üzerine 24 Aralık Noel günü bir araya gelen dostları tarafından kitaplaştırılır.
19 yüzyıl İspanyol şiirinde romantizmin son temsilcisi sayılan Bécquer, "romancero" geleneği ile gizemci yenilikçi çizgi arasına yerleşen kendine özgü şiiriyle çağdaş İspanyol şiirinin de başlangıcını simgeler. Unamuno, Machado ve Jimenez gibi çağdaş öncülere göre bu şiir, "akıp giden zamanın" görünmez öğelerini düşsel bir duyarlılıktan süzerek "ortaya döken" özelliğiyle evrensel şiir tanımının da kapısını aralar. Başlıca izleklerin aşk, endişe, acı, düş kırıklığı, çaresiz insanlık halleri, ölüm kaygısı olarak belirdiği Rimalar'da gerçeklik, şairin düş prizmalarında "bir suyun dökülüşünü ya da bir çalgı telinin titreyişini" anıştırır biçimde kırılır. Sonuçta elde kalan tek şey, dile getirilmek istenene hiçbir zaman yetmeyecek ama sonuçta vazgeçilemez olan dil'dir. GUSTAVO ADOLFO BÉCQUER (17 Şubat 1836 - 22 Aralık 1870) 16 yüzyıl sonlarında Sevilla'ya yerleşen ve adlarını Bécquer olarak İspanyollaştıran Flaman asıllı Becker ailesinin sekiz çocuğundan biridir. Sanatıyla çocukları üzerinde etki bırakmış iyi bir ressam olan baba 1841'de, Gustavo henüz beş yaşındayken yaşama veda eder. İlk gittiği okullar üstüne bilgiler çeşitli ve belirsizdir. Çok erken yaşlarda şiir yazmaya başlamış olan Gustavo, atölyesinde birlikte çalıştıkları amcasının belirttiği, "kaleminin fırçasından daha güçlü olduğu" yönündeki uyarılar üzerine ağırlıkla yazına yönelir. 1858'de yüksek ateş ve tüm bedenini kaplayan tümörlerle yatağa düşer. İyileşme döneminde çıktığı uzun yürüyüşler sırasında, Rimalar'ın gerçek esin kaynağı olduğu öne sürülen Julia ile tanışır. 1860 yılı ozanın yaşamında bu açıdan bir dönüm noktası olur. Frengi tedavisi için başvurduğu ünlü bir doktorun kızıyla, Casta Estaban Navarro ile tanışır ve bir yıl sonra evlenirler. El Contemporáneo dergisinde ozanın şiir sanatı üstüne düşüncelerini yansıtan Cartas literarias a una mujer (Bir Kadına Yazılmış Yazınsal Mektuplar) adlı denemeleri yayımlanır. Ertesi yıl aynı dergide ünlü söylencelerini (Leyendas) ve şiirlerinden bazılarını yayımlar. 1862 yılı ozan için üretken bir yıl olur; söylenceler, yazınsal mektuplar, makaleler, gazete için imzasız kitap eleştirileri, tanıtımları, haberleri yanında, ileride Rimalar adını alacak şiirler birikmektedir. 1863 yazını ve sonbaharını Sevilla'da geçiren Bécquer çifti daha sonra Madrid'e döner. Karısından ayrılmış olan ağabeyi ve yakın dostu Valeriano da onlarladır. Dostu Augusto Ferrán'ın önerisi üzerine, havası ozanın sağlığına iyi gelecek Santa Maria de Veruela Manastırı'na yerleşirler. Bécquer, Desde mi celda (Hücremden) adlı önemli yapıtının büyük bölümünü burada kaleme alır. 1868 ozan için şanssız ve üzücü bir yıldır. Libro de los gorriones'i (Serçeler Kitabı) yazmaya başladığı günlerde Casta ile Gustavo ayrılırlar. Aynı yılın eylül ayında "La Gloriosa" (1868 Devrimi) patlak verir. Bécquer kardeşleri gözeten ve devlet görevleri sağlayan koruyucuları Paris'e sığınır. Her iki kardeş de işlerini yitirir ve Toledo'ya geçmek zorunda kalırlar. Ozan burada, daha sıradan bir kadın olmakla birlikte, mutsuzluklar, acılar içindeki ozana olan sevgisini hiç esirgemeden sunan Alejandra ile en son sevda masalını yaşayacaktır. Yeni bir gazete çıkarma projesi içinde Madrid'e sıkça gidip geldiği günlerde, 23 Eylül 1870'te Valeriano karaciğer yangısından yaşamını yitirir. Gustavo çok değerli yaşam yoldaşının yitiminden sonra artık kendini toparlayamayacaktır. Fırtınalı bir günde, 8 Aralık'ta bir dostuyla buluştuğu sırada üşütüp yatağa düşen ozan, 22 Aralık 1870 sabahı yaşama gözlerini yumar. Bécquer'in yapıtları, ozanın vasiyeti üzerine 24 Aralık Noel günü bir araya gelen dostları tarafından kitaplaştırılır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat