9786256214200
890897
https://www.hesapli24.com/o-kolle-tiktakorumcek
O Kolle Tiktakörümcek
9.15
Hollandalı şair Martijn Benders O Kolle Tiktakörümöcek adlı şiir kitabı ile ilk kez Türkçede:
“İşte orada yürüyor, / kahraman gelecek – / zihnin hurdalığından arındırılmış.”
Benders, O Kolle Tiktakörümcek‘te modern dünyanın dayattığı akılcılığa karşı metafizik bir
özgürlük alanı yaratıyor. Lirik, hicivli ve absürt öğelerin kusursuz dengesiyle inşa edilen
kitap, okuru gündelik dilin sınırlarının dışına çıkarıp türetilmiş, uydurulmuş sözcüklerin vahşi
coğrafyasına davet ediyor. “Yoğunyel”, “kapıheyy”, “Çizi-tıkırt”, “tep-ten” ve “zom zom”
gibi sözcüklerle örülü bu dil, kitapta alıntılanan Manoel de Barros'un dizelerine atıfla, belki
“elekle su taşımaya” benzer, ama mucizeler de yaratır, bela da çıkarır, yadırgatıcılığıyla
büyük bir keyif de verir.
Korona döneminde kızına kavuşmak için yasaklara rağmen sınırları aşan bir babanın
otomobille Toskana üzerinden Türkiye'ye uzanan tuhaf yolculuğunun ardından yazılan bu
şiirler, dilin ve şiirin sınırları zorlayan özgürleştirici işlevini gözler önüne seriyor. Benders,
okuru Toskana'nın insansız meydanlarından Polonya'nın Śnieżna Kopa dağlarına, oradan da
içsel bir yalnızlığın derinliklerine götürürken dilin tıpkı bir mantar gibi her türlü engeli aşıp
yeniden filizlenebileceğini kanıtlamak ister gibidir.
O Kolle Tiktakörümcek, hayal gücünün her şeyin üzerinde olduğu bir dünyada, okuru bir
“büyücü” olmaya, ellerine bakarak kendi “taççıklarını” keşfetmeye ve dans etmeye çağırıyor.
Şiir, sadece okunacak bir metin olmaktan çıkıp içinde yaşanılacak ve dans edilecek bir
özgürlük alanına dönüşüyor.
“Yuhuu, yalan yok!”
Kitaptan:
Artık bir şehirde yaşayamam, diyor domuz.
Nereye otursan, çevren bekçilerle dolu.
Kendilerini bir rüyaya kilitlediler,
rüya olduğunu –ve kilidi kendilerinin vurduğunu– unuttular.
Bütün gün birbirlerini gözetlerler,
artık neredeyse konuşmazlar; tıklarlar.
Bir zamanlar ruhun durduğu yerde
şimdi yalnız bir vızıltı var.
Ya da yalnızca bir kamera.
Kamera yana kayınca buna ne denir?
Pan.
Bu — bu sözler.
Bir kitap.
Pan.
Hollandalı şair Martijn Benders O Kolle Tiktakörümöcek adlı şiir kitabı ile ilk kez Türkçede:
“İşte orada yürüyor, / kahraman gelecek – / zihnin hurdalığından arındırılmış.”
Benders, O Kolle Tiktakörümcek‘te modern dünyanın dayattığı akılcılığa karşı metafizik bir
özgürlük alanı yaratıyor. Lirik, hicivli ve absürt öğelerin kusursuz dengesiyle inşa edilen
kitap, okuru gündelik dilin sınırlarının dışına çıkarıp türetilmiş, uydurulmuş sözcüklerin vahşi
coğrafyasına davet ediyor. “Yoğunyel”, “kapıheyy”, “Çizi-tıkırt”, “tep-ten” ve “zom zom”
gibi sözcüklerle örülü bu dil, kitapta alıntılanan Manoel de Barros'un dizelerine atıfla, belki
“elekle su taşımaya” benzer, ama mucizeler de yaratır, bela da çıkarır, yadırgatıcılığıyla
büyük bir keyif de verir.
Korona döneminde kızına kavuşmak için yasaklara rağmen sınırları aşan bir babanın
otomobille Toskana üzerinden Türkiye'ye uzanan tuhaf yolculuğunun ardından yazılan bu
şiirler, dilin ve şiirin sınırları zorlayan özgürleştirici işlevini gözler önüne seriyor. Benders,
okuru Toskana'nın insansız meydanlarından Polonya'nın Śnieżna Kopa dağlarına, oradan da
içsel bir yalnızlığın derinliklerine götürürken dilin tıpkı bir mantar gibi her türlü engeli aşıp
yeniden filizlenebileceğini kanıtlamak ister gibidir.
O Kolle Tiktakörümcek, hayal gücünün her şeyin üzerinde olduğu bir dünyada, okuru bir
“büyücü” olmaya, ellerine bakarak kendi “taççıklarını” keşfetmeye ve dans etmeye çağırıyor.
Şiir, sadece okunacak bir metin olmaktan çıkıp içinde yaşanılacak ve dans edilecek bir
özgürlük alanına dönüşüyor.
“Yuhuu, yalan yok!”
Kitaptan:
Artık bir şehirde yaşayamam, diyor domuz.
Nereye otursan, çevren bekçilerle dolu.
Kendilerini bir rüyaya kilitlediler,
rüya olduğunu –ve kilidi kendilerinin vurduğunu– unuttular.
Bütün gün birbirlerini gözetlerler,
artık neredeyse konuşmazlar; tıklarlar.
Bir zamanlar ruhun durduğu yerde
şimdi yalnız bir vızıltı var.
Ya da yalnızca bir kamera.
Kamera yana kayınca buna ne denir?
Pan.
Bu — bu sözler.
Bir kitap.
Pan.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.