9786255839695
883257
https://www.hesapli24.com/napolyon-un-elcileri
Napolyon’un Elçileri
18.59
1789 Fransız Devrimi, “eşitlik, kardeşlik, özgürlük” nidalarıyla Avrupa'nın kadim monarşilerini temellerinden birer birer sarsarken, Bâbıâli kopan bu fırtınayı neden bir beka tehdidi olarak görmedi? Napolyon Bonapart Paris'in rasyonalitesinden Doğu rüyasına kaçarken bozulan ittifaklar arasında Osmanlı İmparatorluğu kendi devlet aklını nasıl tatbik etti?
Bir yandan Nizam-ı Cedid ile ordusunu modernize etmeye çalışan, diğer yandan daimî elçiliklerle Avrupa diplomasi ligine dahil olmaya çabalayan III. Selim, Avrupa merkezli modern tarihçiliğin zafiyet olarak nitelendirdiği denge politikasıyla imparatorluğu en uzun yüzyılına hazırlarken, Türk-Fransız ilişkilerinin seyri Napolyon Bonapart'ın Mısır'ı işgal etmesiyle dramatik bir dönüşümün eşiğine geldi. İki asrı aşkın kadim ittifak çatırdadı, açılan gedikten devlet aklının beka arayışı sökün etti. Avrupa haritasını barut, kan ve zaferle yeniden çizen Napolyon Bonapart, muharebe alanları ve Avrupa saraylarındaki nüfuzunun tezahürü olan büyükelçileriyle bu yeni düzende yerini almak istedi.
Bu kitap, Devrim sonrası Fransız Cumhuriyeti'nin kuruluşundan, modernleşme teşebbüslerinin bedelini saltanatıyla ödeyen III. Selim'in son günlerine uzanan süreçte, Türk-Fransız diplomatik ilişkilerinin çalkantılı dönüşümünü mercek altına alıyor ve Napolyon Bonapart'ın Doğu politikasına yön veren İstanbul'daki Fransız büyükelçilerinin raporları eşliğinde okuyucuyu, tarihin en kritik dönemeçlerinden birine tanık olmaya davet ediyor.
1789 Fransız Devrimi, “eşitlik, kardeşlik, özgürlük” nidalarıyla Avrupa'nın kadim monarşilerini temellerinden birer birer sarsarken, Bâbıâli kopan bu fırtınayı neden bir beka tehdidi olarak görmedi? Napolyon Bonapart Paris'in rasyonalitesinden Doğu rüyasına kaçarken bozulan ittifaklar arasında Osmanlı İmparatorluğu kendi devlet aklını nasıl tatbik etti?
Bir yandan Nizam-ı Cedid ile ordusunu modernize etmeye çalışan, diğer yandan daimî elçiliklerle Avrupa diplomasi ligine dahil olmaya çabalayan III. Selim, Avrupa merkezli modern tarihçiliğin zafiyet olarak nitelendirdiği denge politikasıyla imparatorluğu en uzun yüzyılına hazırlarken, Türk-Fransız ilişkilerinin seyri Napolyon Bonapart'ın Mısır'ı işgal etmesiyle dramatik bir dönüşümün eşiğine geldi. İki asrı aşkın kadim ittifak çatırdadı, açılan gedikten devlet aklının beka arayışı sökün etti. Avrupa haritasını barut, kan ve zaferle yeniden çizen Napolyon Bonapart, muharebe alanları ve Avrupa saraylarındaki nüfuzunun tezahürü olan büyükelçileriyle bu yeni düzende yerini almak istedi.
Bu kitap, Devrim sonrası Fransız Cumhuriyeti'nin kuruluşundan, modernleşme teşebbüslerinin bedelini saltanatıyla ödeyen III. Selim'in son günlerine uzanan süreçte, Türk-Fransız diplomatik ilişkilerinin çalkantılı dönüşümünü mercek altına alıyor ve Napolyon Bonapart'ın Doğu politikasına yön veren İstanbul'daki Fransız büyükelçilerinin raporları eşliğinde okuyucuyu, tarihin en kritik dönemeçlerinden birine tanık olmaya davet ediyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.