Muharebelerle Kısa Dünya Tarihi

Stok Kodu:
9786050836028
Boyut:
135-210-0
Sayfa Sayısı:
592
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021-07-08
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
Kategori:
17,09
9786050836028
591326
Muharebelerle Kısa Dünya Tarihi
Muharebelerle Kısa Dünya Tarihi
17.09
İnsanoğlunun hikâyesi, en başından beri bir mücadele, çatışma ve muharebe öyküsüydü. Göğüs göğüse dövüşen insanları muharebe alanına getiren şey hırslarıydı belki; ama onlara zaferi getiren, liderlerinin stratejileri ve taktikleri olduğu kadar zırhları, miğferleri ve silahlarıydı. Büyük bir Mısır ordusunun başındaki II. Ramses, Asi Nehri'nin kıyısında baş düşmanı Hitit Kralı Muwatalli'yi beklerken; Pers ve Yunan filoları Salamis Adası'nın doğusunda karşı karşıya gelirken; Kartacalılarla Romalılar Akdeniz için savaşırken; Orta Asya steplerinden gelen Hunlar Çin hanedanlıklarına meydan okurken; Halifelik orduları Yermük ve Kadisiye Muharebeleri ile Bizans ve Sasani İmparatorluklarını geriletirken; Alp Arslan Malazgirt Ovası'nda “Bugün burada emreden bir sultan yoktur. Ayrılmayı tercih edenler gitsinler!” derken; Kutsal Roma Cermen İmparatoru Friedrich Barbarossa Kudüs'ü yeniden almaya giderken; Osmanlılar Kosova Ovası'na yürürken; Wallace önderliğindeki İskoçyalılar İngilizlere direnirken; Napoleon Avrupa'yı dize getirmeye çalışırken; Sedan'da, Gelibolu'da, Stalingrad'da, El-Alameyn'de, Vietnam'da, “Irak'a Özgürlük” Operasyonu'nda savaşan yine insandı; ama muharebe alanlarındaki tecrübesi sürekli arttı, kullandığı teknoloji sürekli gelişti. Ancak kararlı liderlerin, mükemmel silahların, harika planların, iyi eğitimin ve sağlam disiplinin zaferi elde etmeye yetmediği anlar da oldu; bazen donmuş bir göl, bazen yıkılan bir köprü, bazen çamura bulanmış bir arazi, muharebeye, sonucuna ve ardından gelen on yılların gidişatına hükmetti.
İnsanoğlunun hikâyesi, en başından beri bir mücadele, çatışma ve muharebe öyküsüydü. Göğüs göğüse dövüşen insanları muharebe alanına getiren şey hırslarıydı belki; ama onlara zaferi getiren, liderlerinin stratejileri ve taktikleri olduğu kadar zırhları, miğferleri ve silahlarıydı. Büyük bir Mısır ordusunun başındaki II. Ramses, Asi Nehri'nin kıyısında baş düşmanı Hitit Kralı Muwatalli'yi beklerken; Pers ve Yunan filoları Salamis Adası'nın doğusunda karşı karşıya gelirken; Kartacalılarla Romalılar Akdeniz için savaşırken; Orta Asya steplerinden gelen Hunlar Çin hanedanlıklarına meydan okurken; Halifelik orduları Yermük ve Kadisiye Muharebeleri ile Bizans ve Sasani İmparatorluklarını geriletirken; Alp Arslan Malazgirt Ovası'nda “Bugün burada emreden bir sultan yoktur. Ayrılmayı tercih edenler gitsinler!” derken; Kutsal Roma Cermen İmparatoru Friedrich Barbarossa Kudüs'ü yeniden almaya giderken; Osmanlılar Kosova Ovası'na yürürken; Wallace önderliğindeki İskoçyalılar İngilizlere direnirken; Napoleon Avrupa'yı dize getirmeye çalışırken; Sedan'da, Gelibolu'da, Stalingrad'da, El-Alameyn'de, Vietnam'da, “Irak'a Özgürlük” Operasyonu'nda savaşan yine insandı; ama muharebe alanlarındaki tecrübesi sürekli arttı, kullandığı teknoloji sürekli gelişti. Ancak kararlı liderlerin, mükemmel silahların, harika planların, iyi eğitimin ve sağlam disiplinin zaferi elde etmeye yetmediği anlar da oldu; bazen donmuş bir göl, bazen yıkılan bir köprü, bazen çamura bulanmış bir arazi, muharebeye, sonucuna ve ardından gelen on yılların gidişatına hükmetti.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat