Laokoon, Laokoon...;Yahut Bir Romanın "Gerçek" Yazım Tarihi

Stok Kodu:
9786254089480
Boyut:
120-195-
Sayfa Sayısı:
144
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01-13
Çeviren:
Bahtiyar Aslan
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
8,89
9786254089480
881164
Laokoon, Laokoon...;Yahut Bir Romanın "Gerçek" Yazım Tarihi
Laokoon, Laokoon...;Yahut Bir Romanın "Gerçek" Yazım Tarihi
8.89
“Troyalılar Laokoon'a inanmadılar. Ama bu roman Laokoon'a inanan Troya hakkındadır.” Kamal Abdulla, neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı-yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır. Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar; sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır. Yazar, Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi, metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir. Kamal Abdulla, şimdi de bu romanıyla okurları, Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor. Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini, dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor. Bence Kamal Abdulla bu kitapta, deyim yerindeyse imkânsız, hayal edilemez bir şey yaptı: O, kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki, artık kendinizi bir illüzyona, bir başkasının rüyasındaki bir kişiye, belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz. Lyudmila Lavrova Hiçbir metin, hatta ilahî metinler bile, yalnızca gerçeklerden ibaret değildir. Metne inanmak, oradaki yalanlara da inanmaktır; göz yummak değil, doğrudan inanmaktır. Kamal Abdulla'nın yazar olan kahramanı, Beyrek'e inandığı kadar Yalıncık'a da inanmaktadır, çünkü inandığı kadim metinde; “...herkes birbirine inanırdı. Orada Yalancıoğlu Yalancı'ya bile inanıyorlardı. Şökli Melik'e, Tepegöz'e de inanıyorlardı. Orada Laokoon'a da inanıyorlardı.” Akşin Yenisey
“Troyalılar Laokoon'a inanmadılar. Ama bu roman Laokoon'a inanan Troya hakkındadır.” Kamal Abdulla, neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı-yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır. Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar; sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır. Yazar, Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi, metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir. Kamal Abdulla, şimdi de bu romanıyla okurları, Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor. Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini, dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor. Bence Kamal Abdulla bu kitapta, deyim yerindeyse imkânsız, hayal edilemez bir şey yaptı: O, kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki, artık kendinizi bir illüzyona, bir başkasının rüyasındaki bir kişiye, belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz. Lyudmila Lavrova Hiçbir metin, hatta ilahî metinler bile, yalnızca gerçeklerden ibaret değildir. Metne inanmak, oradaki yalanlara da inanmaktır; göz yummak değil, doğrudan inanmaktır. Kamal Abdulla'nın yazar olan kahramanı, Beyrek'e inandığı kadar Yalıncık'a da inanmaktadır, çünkü inandığı kadim metinde; “...herkes birbirine inanırdı. Orada Yalancıoğlu Yalancı'ya bile inanıyorlardı. Şökli Melik'e, Tepegöz'e de inanıyorlardı. Orada Laokoon'a da inanıyorlardı.” Akşin Yenisey
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat