İbrahim Efendi Tabletleri; Tımarhane Yazıları Tımarhane Yazıları

Stok Kodu:
9786056572418
Boyut:
135-195-0
Sayfa Sayısı:
315
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2020-01-03
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
10,29
9786056572418
614980
İbrahim Efendi Tabletleri; Tımarhane Yazıları
İbrahim Efendi Tabletleri; Tımarhane Yazıları Tımarhane Yazıları
10.29
"İbrahim Efendi Tabletleri - tımarhane yazıları"; her şeyden önce dilin (Türkçe'nin) alışılmış, sıradan, doğal kullanımına karşı "yo­ğunluk üretimi"ne özgü eşsiz ve mütevazı bir örnek oluşturur. İbrahim Metin "İbrahim Efendi Tabletleri - tımarhane yazıları"nda Türkçe dilin (günlük dilin) sözdizim kurallarını, sentaksını-gra­merini parçalayarak anlamı sonsuz ve özgür çağrışımlara açı­yor. Tımarhane yazıları; Türkçe dilin doğal kullanımındaki sen­taksı, grameri parçalayarak, imha ederek, başka bir dil, her yoğunluğun edim olduğu, paranoid kodlama diline karşı özgür ve serbest bir şizoid dil üretiyor. Buna dilin "yersizyurtsuzlaşma­sı" anlamında bir "dil oluş" diyeceğiz. (...) ( "tımarhane yazıları" üzerine bir inceleme: Gramer Kırımı - Hüsamettin Çetinkaya ) Biraz ilerideki salıncakta küçücük bir kız sallanıyor. Kantinci Remzi Teyze dikilmiş bana bakıyor: -Nasılsın çocuk? dedi. -iyiyim Kantinci Teyze; dedim. Yüzünün sağ tarafını göstererek: -Bak.. iyi dövdüler beni, İbrahim.. çok iyi, dedi. -Kötü dövmüşler Kantinci Remzi Teyze.. çok kötü, dedim.. Birkaç adım atıp geri döndü..eğildi kulağıma: -çok dövdüler beni..ama ezilmedim! Yavaş yavaş uzaklaştı. Ensesinden kıçına doğru kıpkırmızı olmuştu gömleği.. Güneş o kadar çok batıyordu ki seslendim duymadım.. Küçük kız öyle sallanıyordu ki gözlerime sığmadım. Sıçradım birden.. dalmışım, oturduğum yerden.. Ağır ağır yürüyordum ki küçük kız bağırdı arkamdan: -Amca.. Amca! Sırtın kanıyor!
"İbrahim Efendi Tabletleri - tımarhane yazıları"; her şeyden önce dilin (Türkçe'nin) alışılmış, sıradan, doğal kullanımına karşı "yo­ğunluk üretimi"ne özgü eşsiz ve mütevazı bir örnek oluşturur. İbrahim Metin "İbrahim Efendi Tabletleri - tımarhane yazıları"nda Türkçe dilin (günlük dilin) sözdizim kurallarını, sentaksını-gra­merini parçalayarak anlamı sonsuz ve özgür çağrışımlara açı­yor. Tımarhane yazıları; Türkçe dilin doğal kullanımındaki sen­taksı, grameri parçalayarak, imha ederek, başka bir dil, her yoğunluğun edim olduğu, paranoid kodlama diline karşı özgür ve serbest bir şizoid dil üretiyor. Buna dilin "yersizyurtsuzlaşma­sı" anlamında bir "dil oluş" diyeceğiz. (...) ( "tımarhane yazıları" üzerine bir inceleme: Gramer Kırımı - Hüsamettin Çetinkaya ) Biraz ilerideki salıncakta küçücük bir kız sallanıyor. Kantinci Remzi Teyze dikilmiş bana bakıyor: -Nasılsın çocuk? dedi. -iyiyim Kantinci Teyze; dedim. Yüzünün sağ tarafını göstererek: -Bak.. iyi dövdüler beni, İbrahim.. çok iyi, dedi. -Kötü dövmüşler Kantinci Remzi Teyze.. çok kötü, dedim.. Birkaç adım atıp geri döndü..eğildi kulağıma: -çok dövdüler beni..ama ezilmedim! Yavaş yavaş uzaklaştı. Ensesinden kıçına doğru kıpkırmızı olmuştu gömleği.. Güneş o kadar çok batıyordu ki seslendim duymadım.. Küçük kız öyle sallanıyordu ki gözlerime sığmadım. Sıçradım birden.. dalmışım, oturduğum yerden.. Ağır ağır yürüyordum ki küçük kız bağırdı arkamdan: -Amca.. Amca! Sırtın kanıyor!
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat