Hukukun Üstünlüğü ve Otoritarizm - Türkiye'nin Anayasal Dönüşümü İçin Bir Çerçeve

Stok Kodu:
9786259619453
Boyut:
135-210-5
Sayfa Sayısı:
88
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-03-02
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
9,20
9786259619453
885334
Hukukun Üstünlüğü ve Otoritarizm - Türkiye'nin Anayasal Dönüşümü İçin Bir Çerçeve
Hukukun Üstünlüğü ve Otoritarizm - Türkiye'nin Anayasal Dönüşümü İçin Bir Çerçeve
9.2
Ulaş Karadağ, bu kitapta, hukuku, bütünlüklü bir dönüşüm sürecinin önemli bir parçası olarak görme kaygısını bir kenara bırakmadan; hukukun üstünlüğü ve otoritarizm kavramlarının ve Türkiye'nin otoriter dönüşümünün sınırlı bir yorumunu sunmayı amaçlıyor. Bu kitapla, Halit Çelenk Akademik Destek Ödülü alan Ulaş Karadağ, bu dönüşümün 12 Eylül Darbesi ve 1982 anayasası ile başladığını, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıyla ivme kazandığını , başkanlık sisteminin uygulamaya geçmesiyle tamamlandığını ileri sürerken; mevcut rejim biçiminin bir devlet biçimine dönüştürülmeye çalışıldığını, ancak bu çabanın siyasi ve hukuki çelişkiler yarattığı bir evrede bulunduğumuzun altını çiziyor. Son kırk yıla damga vuran otoriterlik olgusu, ana akım çalışmalarda olduğu gibi, siyasi rejimler kataloğundan seçilen bir melez rejim biçiminde değil; Marksist teorisyen Nicos Poulantzas'ın “otoriter devletçilik” kavrayışı doğrultusunda, batı demokrasisinin neoliberal dönemdeki siyasi egemenlik sistemi olarak kavranıyor.
Ulaş Karadağ, bu kitapta, hukuku, bütünlüklü bir dönüşüm sürecinin önemli bir parçası olarak görme kaygısını bir kenara bırakmadan; hukukun üstünlüğü ve otoritarizm kavramlarının ve Türkiye'nin otoriter dönüşümünün sınırlı bir yorumunu sunmayı amaçlıyor. Bu kitapla, Halit Çelenk Akademik Destek Ödülü alan Ulaş Karadağ, bu dönüşümün 12 Eylül Darbesi ve 1982 anayasası ile başladığını, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıyla ivme kazandığını , başkanlık sisteminin uygulamaya geçmesiyle tamamlandığını ileri sürerken; mevcut rejim biçiminin bir devlet biçimine dönüştürülmeye çalışıldığını, ancak bu çabanın siyasi ve hukuki çelişkiler yarattığı bir evrede bulunduğumuzun altını çiziyor. Son kırk yıla damga vuran otoriterlik olgusu, ana akım çalışmalarda olduğu gibi, siyasi rejimler kataloğundan seçilen bir melez rejim biçiminde değil; Marksist teorisyen Nicos Poulantzas'ın “otoriter devletçilik” kavrayışı doğrultusunda, batı demokrasisinin neoliberal dönemdeki siyasi egemenlik sistemi olarak kavranıyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat