Her Şey Küle Döndüğünde

Stok Kodu:
9786259459851
Boyut:
130-195-0
Sayfa Sayısı:
312
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-03-04
Çeviren:
Tülin Sadıkoğlu
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
14,28
9786259459851
886833
Her Şey Küle Döndüğünde
Her Şey Küle Döndüğünde
14.28
Gerçeği aramak riskli, yok saymaksa ölümcül! Afrika'da büyük çevresel yıkımın ardından, tamamen ölmüş zehirli topraklarda inşa edilmiş Beşinci Cennet'te Adina, suçluluk, nefret ve hayatta kalma üçgeninde, sevdiklerini kurtarmak için amansız bir mücadeleye girişir... İskoç yazar Victoria Williamson, bu ilk distopyasında iklim krizinin gölgesindeki karanlık bir geleceği modelliyor. Gözü dönmüş teknoloji şirketlerinin gezegenimizi nasıl şekillendireceğinin, hayatlarımızın nasıl değişebileceğinin ihtimallerini düşündürüyor. Dışarıda bir yerlerde, uyuyan tozların arasında, kımıl kımıl tuhaf gözler ay ışığında kırpışıp duruyordu. Ürperdim. Her taraftan izleniyordum. Er ya da geç sırrım ortaya çıkacak ve herkes ne yaptığımı öğrenecekti. Rüzgâr çatıdaki çatlaklardan ıslık çalarak tohum bankasının içinde boğuk, suçlayıcı bir iniltiyle esiyordu. Sen bir katilsin, diyordu sanki. Yaşamayı hak etmiyorsun. Duvarlardaki solmuş duyurulara, tohum dağıtım yönetmelik ve şartlarına baktım.Amonston Şirketi hepimizi hayatta tutmak için çok uğraşmıştı; ben de gidip Cennet Bahçesi'ni toptan yok etmiştim. Rüzgâr haklıydı. Yaşamayı hak etmiyordum.
Gerçeği aramak riskli, yok saymaksa ölümcül! Afrika'da büyük çevresel yıkımın ardından, tamamen ölmüş zehirli topraklarda inşa edilmiş Beşinci Cennet'te Adina, suçluluk, nefret ve hayatta kalma üçgeninde, sevdiklerini kurtarmak için amansız bir mücadeleye girişir... İskoç yazar Victoria Williamson, bu ilk distopyasında iklim krizinin gölgesindeki karanlık bir geleceği modelliyor. Gözü dönmüş teknoloji şirketlerinin gezegenimizi nasıl şekillendireceğinin, hayatlarımızın nasıl değişebileceğinin ihtimallerini düşündürüyor. Dışarıda bir yerlerde, uyuyan tozların arasında, kımıl kımıl tuhaf gözler ay ışığında kırpışıp duruyordu. Ürperdim. Her taraftan izleniyordum. Er ya da geç sırrım ortaya çıkacak ve herkes ne yaptığımı öğrenecekti. Rüzgâr çatıdaki çatlaklardan ıslık çalarak tohum bankasının içinde boğuk, suçlayıcı bir iniltiyle esiyordu. Sen bir katilsin, diyordu sanki. Yaşamayı hak etmiyorsun. Duvarlardaki solmuş duyurulara, tohum dağıtım yönetmelik ve şartlarına baktım.Amonston Şirketi hepimizi hayatta tutmak için çok uğraşmıştı; ben de gidip Cennet Bahçesi'ni toptan yok etmiştim. Rüzgâr haklıydı. Yaşamayı hak etmiyordum.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat