Havanın Unutuluşu;Martin Heidegger ve Varlığın Soluğu

Stok Kodu:
9786255695611
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
168
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01-05
Çeviren:
Gülşah Ünal
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
12,18
9786255695611
879154
Havanın Unutuluşu;Martin Heidegger ve Varlığın Soluğu
Havanın Unutuluşu;Martin Heidegger ve Varlığın Soluğu
12.18
Varlık neden çoğunlukla toprak, ışık ya da ses üzerinden düşünülürken hava, felsefi düşüncenin dışında bırakılır? Luce Irigaray, Havanın Unutuluşu adlı bu çalışmasında Batı metafiziğinin temel kör noktalarından birine işaret eder: varlığın, düşüncenin ve mevcudiyetin sessiz ama vazgeçilmez koşulu olan havanın sistematik biçimde ihmal edilmesi. Irigaray, Heidegger'in “varlığın unutuluşu” kavramını yeniden ele alarak, bu unutuluşun aynı zamanda havanın, nefesin ve akışkan olanın dışlanması anlamına geldiğini ileri sürer. Pre-Sokratik düşünceden Heidegger'e uzanan felsefi hat üzerinde; açıklık, mevcudiyet ve kayran gibi kavramlar irdelenirken, metafiziğin katı zeminler, sınırlar ve kapalı çemberler üzerine kurulu yapısı eleştirel bir sorgulamaya tabi tutulur. Havanın, yalnızca bir doğa unsuru değil; düşünmenin, konuşmanın, bedenliliğin ve birlikte-var-olmanın maddi koşulu olarak kavramsallaştırıldığı bu çalışma, felsefeyi soyut kavramlarla sınırlamayan bir düşünme tarzı önerir. Bu yönüyle Havanın Unutuluşu, varlık felsefesini yaşamsal, bedensel ve maddi bir açıklığa taşımak isteyen okurlar için sarsıcı ve ufuk açıcı bir metin olarak karşımıza çıkar.
Varlık neden çoğunlukla toprak, ışık ya da ses üzerinden düşünülürken hava, felsefi düşüncenin dışında bırakılır? Luce Irigaray, Havanın Unutuluşu adlı bu çalışmasında Batı metafiziğinin temel kör noktalarından birine işaret eder: varlığın, düşüncenin ve mevcudiyetin sessiz ama vazgeçilmez koşulu olan havanın sistematik biçimde ihmal edilmesi. Irigaray, Heidegger'in “varlığın unutuluşu” kavramını yeniden ele alarak, bu unutuluşun aynı zamanda havanın, nefesin ve akışkan olanın dışlanması anlamına geldiğini ileri sürer. Pre-Sokratik düşünceden Heidegger'e uzanan felsefi hat üzerinde; açıklık, mevcudiyet ve kayran gibi kavramlar irdelenirken, metafiziğin katı zeminler, sınırlar ve kapalı çemberler üzerine kurulu yapısı eleştirel bir sorgulamaya tabi tutulur. Havanın, yalnızca bir doğa unsuru değil; düşünmenin, konuşmanın, bedenliliğin ve birlikte-var-olmanın maddi koşulu olarak kavramsallaştırıldığı bu çalışma, felsefeyi soyut kavramlarla sınırlamayan bir düşünme tarzı önerir. Bu yönüyle Havanın Unutuluşu, varlık felsefesini yaşamsal, bedensel ve maddi bir açıklığa taşımak isteyen okurlar için sarsıcı ve ufuk açıcı bir metin olarak karşımıza çıkar.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat