Harp ve Kadın

Stok Kodu:
9789755202594
Boyut:
140-205-
Sayfa Sayısı:
344
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021-01-01
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
13,17
9789755202594
613531
Harp ve Kadın
Harp ve Kadın
13.17
Tarih boyunca Türk kadını, hayatın her safhasında erkeğin yanında yer alarak sorumlulukları paylaşmıştır. Kahramanlık destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları'nda Türk kadın savaşçılar Gelibolu Yarımadası'nın her karış toprağında yatan Mehmetçiklerin yanında göğüs göğüse çarpıştı. Kurtuluş savaşımızın, milli mücadelemizin, destanımızın kahramanları arasında yaşlılar, kadınlar ve çocuklar da vardı. Türk kadının yeri ve önemi bilinmeden bu zaferin özgürlük ve bağımsızlık tutkusunun meyvesi olduğu anlaşılamaz. Gazi Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak bastığı andan itibaren vatanın her köşesinde büyük bir adanmışlık ve vatan tutkusu şaha kalkmıştı. Kurtuluş Savaşında vermiş olduğu büyük mücadelede erkeği ile omuz omuza cephedeki yerini almış, düşmana karşı silâhı ile savaşarak, cepheye mermi taşıyarak, yaralı askerleri tedavi ederek, silâh ve giyecek imal ederek, vatanın kurtuluşunda ve bu günlere ulaşmamızda hak sahibi olmuştur. Kurtuluş Savaşı'nda ordumuzun hayat membaını kadınlarımız oluşturmuş, böylece ülkemizin varlığında çok önemli bir rol oynamışlarıdır. İşte o Türk kadını kapanan köyünün yolunu açmaya gelen ekipleri doyurdu, sıcak ekmeğini paylaştı, mücadelenin her döneminde bu kutsal savaşa destek vermiş, vatan uğrunda hayatını hiçe sayarak yaptığı fedakârlıkları, İstiklal Savaşımızın kazanılmasında en büyük etken olmuştur. Türk insanı, Anadolu'nun düşmana karşı şahlandığı milli mücadele döneminde, Türk kadınlarının gösterdikleri cesaret ve özverili çabaları gururla hatırlamalı ve onları örnek almalıdır Türk kadını destansı kahramanlıklarıyla da tarihimize yazıldılar… Cumhuriyetimizin temelinde Türk kadınının çok büyük emeği, kanı ve gözyaşı vardır. Nitekim, Mustafa Kemal Atatürk “Dünyada hiçbir milletin kadını, 'Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluş ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim' diyemez” demek suretiyle kahraman kadınlarımızın değerini veciz bir şekilde ifade etmiş ve onları hak ettikleri şekilde onurlandırmıştır. Ali Kurdoğlu (nüfus kayıtlarında ‘Kurt') 1936 yılında Bayburt'un merkez Darıca köyünde bir çiftçi ailesinin beşinci çocuğu olarak doğdu. İlkokulu Arhavi'de okudu.1945 yılında dokuz yaşında iken babasını kaybetti, annesi ve bir küçük kardeşi ile kaldı. 1947 yılında ilkokulu bitirdikten sonra (Arhavi'de ortaokul olmaması sebebiyle) ailece Trabzon'a giderek Trabzon Kemerkaya Erkek Ortaokulu'na kaydoldu. İki yıl bu okulda okudu;1949 yılında okulunun öğretmen okuluna dönüştürülmesi dolayısıyla ortaokul 3. sınıfı Trabzon Lisesi'nin orta kısmında okuyup buradan 1950 yılında mezun oldu; aynı yıl Trabzon Erkek Öğretmen Okulu'na kaydoldu. Birinci sınıfı gündüzlü, ikinci ve üçüncü sınıfları ise devlet parasız yatılı olarak tamamladı ve 1953 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Bingöl'ün Kiğı ilçesi Cıbır Köyü ilkokuluna başöğretmen olarak atandı, burada iki yıl çalıştı ve 1955 yılı Mayıs'ında askere gitti. Polatlı Top Yd. Sb. Okulu'nda altı aylık bir eğitimden sonra vatani görevini Malatya Top Er Eğt. Alayında altı ayını atgm. altı ayını da tgm. olmak üzere bir yıl olarak tamamladı, 1956 yılı Kasım'ında da terhis oldu. Terhisini takiben Trabzon'un köylerinde ve merkezde öğretmenlikler yaptıktan sonra Ankara Gazi Eğt. Enstitüsü İngilizce bölümü imtihanlarını kazanarak bu okula girdi ve 1960 yılında eğitimini tamamladı; aynı yıl Samsun Kız Sanat Okuluna İngilizce öğretmeni olarak atandı. 1974 yılında okul dergisi Petek'i çıkarmaya başladı, bu okuldan ayrılana kadar da devam etti.1975 yılında ‘Türk Basınında Kıbrıs'ın İkinci Fethi' adıyla Samsun'da bir sergi açtı. Daha sonraki yıllarda bu sergiyle ilgili bütün varlıkları Genel Kurmay'ın eğitim dairesine verdi. 1976 yılında İngiltere'ye ikinci defa gönderildi ve aynı yıl Samsun Yüksek İslam Enstitüsü İngilizce öğretmenliğine ve müdür yardımcılığı görevine getirildi.1979 yılının sonlarına kadar görevini sürdürdü; siyasi anarşinin bu okula girmemesi için çok çaba sarf etti ve siyasetin kucağına düşürülüp militanlaştırılarak ideoloji azgınları haline getirilen öğrenci kılığında bir takım kişilerin ağır saldırısına uğradı; daha sonra da kendi isteğiyle Samsun Yüksek Öğretmen Okulu'na atandı ve bu okulda görev yaparken 1980 yılında tekraren İngiltere'ye gönderildi;1981 yılı sonunda da kendi isteğiyle emekli oldu. 1989 yılında tercüme bürosunu kapatarak, kendisine gelen bir teklif üzerine, Samsun Makine Sanayi A.Ş.ye ait fabrikada Sosyal İşler ve İdare Müdürü olarak 1995 yılına kadar yöneticilik yaptı ve aynı yıl bu işten ayrılarak kenara çekildi. Halen Samsun'da oturan Ali Kurdoğlu evli olup biri erkek dört çocuk babasıdır.
Tarih boyunca Türk kadını, hayatın her safhasında erkeğin yanında yer alarak sorumlulukları paylaşmıştır. Kahramanlık destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları'nda Türk kadın savaşçılar Gelibolu Yarımadası'nın her karış toprağında yatan Mehmetçiklerin yanında göğüs göğüse çarpıştı. Kurtuluş savaşımızın, milli mücadelemizin, destanımızın kahramanları arasında yaşlılar, kadınlar ve çocuklar da vardı. Türk kadının yeri ve önemi bilinmeden bu zaferin özgürlük ve bağımsızlık tutkusunun meyvesi olduğu anlaşılamaz. Gazi Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak bastığı andan itibaren vatanın her köşesinde büyük bir adanmışlık ve vatan tutkusu şaha kalkmıştı. Kurtuluş Savaşında vermiş olduğu büyük mücadelede erkeği ile omuz omuza cephedeki yerini almış, düşmana karşı silâhı ile savaşarak, cepheye mermi taşıyarak, yaralı askerleri tedavi ederek, silâh ve giyecek imal ederek, vatanın kurtuluşunda ve bu günlere ulaşmamızda hak sahibi olmuştur. Kurtuluş Savaşı'nda ordumuzun hayat membaını kadınlarımız oluşturmuş, böylece ülkemizin varlığında çok önemli bir rol oynamışlarıdır. İşte o Türk kadını kapanan köyünün yolunu açmaya gelen ekipleri doyurdu, sıcak ekmeğini paylaştı, mücadelenin her döneminde bu kutsal savaşa destek vermiş, vatan uğrunda hayatını hiçe sayarak yaptığı fedakârlıkları, İstiklal Savaşımızın kazanılmasında en büyük etken olmuştur. Türk insanı, Anadolu'nun düşmana karşı şahlandığı milli mücadele döneminde, Türk kadınlarının gösterdikleri cesaret ve özverili çabaları gururla hatırlamalı ve onları örnek almalıdır Türk kadını destansı kahramanlıklarıyla da tarihimize yazıldılar… Cumhuriyetimizin temelinde Türk kadınının çok büyük emeği, kanı ve gözyaşı vardır. Nitekim, Mustafa Kemal Atatürk “Dünyada hiçbir milletin kadını, 'Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluş ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim' diyemez” demek suretiyle kahraman kadınlarımızın değerini veciz bir şekilde ifade etmiş ve onları hak ettikleri şekilde onurlandırmıştır. Ali Kurdoğlu (nüfus kayıtlarında ‘Kurt') 1936 yılında Bayburt'un merkez Darıca köyünde bir çiftçi ailesinin beşinci çocuğu olarak doğdu. İlkokulu Arhavi'de okudu.1945 yılında dokuz yaşında iken babasını kaybetti, annesi ve bir küçük kardeşi ile kaldı. 1947 yılında ilkokulu bitirdikten sonra (Arhavi'de ortaokul olmaması sebebiyle) ailece Trabzon'a giderek Trabzon Kemerkaya Erkek Ortaokulu'na kaydoldu. İki yıl bu okulda okudu;1949 yılında okulunun öğretmen okuluna dönüştürülmesi dolayısıyla ortaokul 3. sınıfı Trabzon Lisesi'nin orta kısmında okuyup buradan 1950 yılında mezun oldu; aynı yıl Trabzon Erkek Öğretmen Okulu'na kaydoldu. Birinci sınıfı gündüzlü, ikinci ve üçüncü sınıfları ise devlet parasız yatılı olarak tamamladı ve 1953 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Bingöl'ün Kiğı ilçesi Cıbır Köyü ilkokuluna başöğretmen olarak atandı, burada iki yıl çalıştı ve 1955 yılı Mayıs'ında askere gitti. Polatlı Top Yd. Sb. Okulu'nda altı aylık bir eğitimden sonra vatani görevini Malatya Top Er Eğt. Alayında altı ayını atgm. altı ayını da tgm. olmak üzere bir yıl olarak tamamladı, 1956 yılı Kasım'ında da terhis oldu. Terhisini takiben Trabzon'un köylerinde ve merkezde öğretmenlikler yaptıktan sonra Ankara Gazi Eğt. Enstitüsü İngilizce bölümü imtihanlarını kazanarak bu okula girdi ve 1960 yılında eğitimini tamamladı; aynı yıl Samsun Kız Sanat Okuluna İngilizce öğretmeni olarak atandı. 1974 yılında okul dergisi Petek'i çıkarmaya başladı, bu okuldan ayrılana kadar da devam etti.1975 yılında ‘Türk Basınında Kıbrıs'ın İkinci Fethi' adıyla Samsun'da bir sergi açtı. Daha sonraki yıllarda bu sergiyle ilgili bütün varlıkları Genel Kurmay'ın eğitim dairesine verdi. 1976 yılında İngiltere'ye ikinci defa gönderildi ve aynı yıl Samsun Yüksek İslam Enstitüsü İngilizce öğretmenliğine ve müdür yardımcılığı görevine getirildi.1979 yılının sonlarına kadar görevini sürdürdü; siyasi anarşinin bu okula girmemesi için çok çaba sarf etti ve siyasetin kucağına düşürülüp militanlaştırılarak ideoloji azgınları haline getirilen öğrenci kılığında bir takım kişilerin ağır saldırısına uğradı; daha sonra da kendi isteğiyle Samsun Yüksek Öğretmen Okulu'na atandı ve bu okulda görev yaparken 1980 yılında tekraren İngiltere'ye gönderildi;1981 yılı sonunda da kendi isteğiyle emekli oldu. 1989 yılında tercüme bürosunu kapatarak, kendisine gelen bir teklif üzerine, Samsun Makine Sanayi A.Ş.ye ait fabrikada Sosyal İşler ve İdare Müdürü olarak 1995 yılına kadar yöneticilik yaptı ve aynı yıl bu işten ayrılarak kenara çekildi. Halen Samsun'da oturan Ali Kurdoğlu evli olup biri erkek dört çocuk babasıdır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat