9786258686005
881898
https://www.hesapli24.com/geleneksel-istanbul-tavri-mevlid-icrasina-yonelik-bir-egitim-modeli
Geleneksel İstanbul Tavrı;Mevlid İcrasına Yönelik Bir Eğitim Modeli
11.05
Mevlid, Türk edebiyatı dinî eserler
kategorisinde en önemli nazım türlerinden birini
teşkil etmektedir. Dîvan edebiyatı methiye
türünün bir temsilcisi olması ve asıl konu
itibariyle Hz. Peygamber'in doğumu ve hayatını
ele alması, yüzlerce mevlidin yazılmasını
beraberinde getirmiştir. Süleyman Çelebi,
sadeliği ve anlaşılır üslûbu ile birlikte dönemin
edebî vezni aruzu fevkalâde uyguladığı
mevlidine “sehl-i mümtenî” unvanı
kazandırmıştır. Söz konusu eser, aruzun iyi bir
yansıması olmuş ve mûsikî icrasına zemin
oluşturmuştur.
Süleyman Çelebi mevlidinin XVI. yüzyıl
sonlarında yaşayan Sinaneddin Yusuf Çelebi,
XVII. yüzyıl ilk yarısında yaşayan Bursalı
Sekban ve muhtelif musikişinaslarca
bestelendiği ve bu besteli mevlidlerin icrâ
edildiği bilinmekte ise de asıl mevlidin mûsikî
icrâ özelliği doğaçlama irticâlî (anlık beste)
tekniği ile devam ede gelmektedir. Başarının
sadece sahip olunan kişisel yeteneğe endeksli
olduğu bu icrâ özelliği ise yeni mevlidhan
adaylarının eğitimini oldukça zorlaştırmaktadır.
Bu çalışma; yeni mevlidhan adaylarının
yetişmelerinde kendilerine konu ile ilgili tüm
detayların, izleyebilecekleri yolların, mevlidi
tavrıyla en doğru şekilde icrâ etmelerine yönelik
örneklerin ve dikkat edilmesi gereken
hususların aktarıldığı bir içerikten oluşmaktadır.
Mevlidin tarihsel sürecinin birinci bölümünü,
Türk mûsikîsinde doğaçlama formlarının ikinci
bölümünü teşkil ettiği çalışmanın üçüncü
bölümü Mevlid icrâsı eğitim modeli uygulama
aşamasıdır.
Mevlid, Türk edebiyatı dinî eserler
kategorisinde en önemli nazım türlerinden birini
teşkil etmektedir. Dîvan edebiyatı methiye
türünün bir temsilcisi olması ve asıl konu
itibariyle Hz. Peygamber'in doğumu ve hayatını
ele alması, yüzlerce mevlidin yazılmasını
beraberinde getirmiştir. Süleyman Çelebi,
sadeliği ve anlaşılır üslûbu ile birlikte dönemin
edebî vezni aruzu fevkalâde uyguladığı
mevlidine “sehl-i mümtenî” unvanı
kazandırmıştır. Söz konusu eser, aruzun iyi bir
yansıması olmuş ve mûsikî icrasına zemin
oluşturmuştur.
Süleyman Çelebi mevlidinin XVI. yüzyıl
sonlarında yaşayan Sinaneddin Yusuf Çelebi,
XVII. yüzyıl ilk yarısında yaşayan Bursalı
Sekban ve muhtelif musikişinaslarca
bestelendiği ve bu besteli mevlidlerin icrâ
edildiği bilinmekte ise de asıl mevlidin mûsikî
icrâ özelliği doğaçlama irticâlî (anlık beste)
tekniği ile devam ede gelmektedir. Başarının
sadece sahip olunan kişisel yeteneğe endeksli
olduğu bu icrâ özelliği ise yeni mevlidhan
adaylarının eğitimini oldukça zorlaştırmaktadır.
Bu çalışma; yeni mevlidhan adaylarının
yetişmelerinde kendilerine konu ile ilgili tüm
detayların, izleyebilecekleri yolların, mevlidi
tavrıyla en doğru şekilde icrâ etmelerine yönelik
örneklerin ve dikkat edilmesi gereken
hususların aktarıldığı bir içerikten oluşmaktadır.
Mevlidin tarihsel sürecinin birinci bölümünü,
Türk mûsikîsinde doğaçlama formlarının ikinci
bölümünü teşkil ettiği çalışmanın üçüncü
bölümü Mevlid icrâsı eğitim modeli uygulama
aşamasıdır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.