Epikuros ve Demokritos’un Doğa Felsefeleri ve Aralarındaki Farklar

Stok Kodu:
9786054876853
Boyut:
110-195-
Sayfa Sayısı:
104
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01-02
Çeviren:
Turan Erdem
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
9,88
9786054876853
878942
Epikuros ve Demokritos’un Doğa Felsefeleri ve Aralarındaki Farklar
Epikuros ve Demokritos’un Doğa Felsefeleri ve Aralarındaki Farklar
9.88
Elbette, doğum, çiçeklenme ve çürüme, insanlığın içinde bulunduğu ve geçmesi gereken demir çemberi oluşturur. Bu nedenle, Yunan felsefesinin Aristoteles ile zirveye ulaştıktan sonra çürümesi şaşırtıcı olmazdı. Ancak kahramanın ölümü, şişirilmiş bir kurbağanın patlamasına değil, güneşin batışına benzer. Bu tezin biçimi, bir yandan daha katı bilimsel, diğer yandan ise birçok argümanında daha az bilgiçlik taslayan bir nitelikte olabilirdi, eğer asıl amacı bir doktora tezi olmasaydı. Yine de, dışsal nedenlerden dolayı bu haliyle baskıya göndermek zorunda kaldım. Dahası, bu tezde Yunan felsefesi tarihinde bugüne kadar çözülememiş bir sorunu çözdüğümü düşünüyorum. Bu inceleme, Epikürcü, Stoacı ve Şüpheci felsefenin tüm Yunan spekülasyonuyla ilişkisini ayrıntılı olarak ele alacağım daha kapsamlı bir çalışmanın ön hazırlığı olarak değerlendirilmelidir Elbette Hegel, yukarıda bahsedilen sistemlerin özelliklerini genel olarak doğru bir şekilde tanımlamıştır. Ancak, felsefe tarihinin genel olarak tarihlenebilmesini sağlayan, hayranlık uyandıran büyük ve cesur felsefe tarihi planında, bir yandan ayrıntılara girmek imkansızdı, diğer yandan da bu dev düşünür, kendi deyimiyle “spekülatif düşünce par excellence” olarak adlandırdığı görüşü nedeniyle, bu sistemlerin Yunan felsefesi tarihi ve genel olarak Yunan zihni için büyük önemini fark edememiştir.
Elbette, doğum, çiçeklenme ve çürüme, insanlığın içinde bulunduğu ve geçmesi gereken demir çemberi oluşturur. Bu nedenle, Yunan felsefesinin Aristoteles ile zirveye ulaştıktan sonra çürümesi şaşırtıcı olmazdı. Ancak kahramanın ölümü, şişirilmiş bir kurbağanın patlamasına değil, güneşin batışına benzer. Bu tezin biçimi, bir yandan daha katı bilimsel, diğer yandan ise birçok argümanında daha az bilgiçlik taslayan bir nitelikte olabilirdi, eğer asıl amacı bir doktora tezi olmasaydı. Yine de, dışsal nedenlerden dolayı bu haliyle baskıya göndermek zorunda kaldım. Dahası, bu tezde Yunan felsefesi tarihinde bugüne kadar çözülememiş bir sorunu çözdüğümü düşünüyorum. Bu inceleme, Epikürcü, Stoacı ve Şüpheci felsefenin tüm Yunan spekülasyonuyla ilişkisini ayrıntılı olarak ele alacağım daha kapsamlı bir çalışmanın ön hazırlığı olarak değerlendirilmelidir Elbette Hegel, yukarıda bahsedilen sistemlerin özelliklerini genel olarak doğru bir şekilde tanımlamıştır. Ancak, felsefe tarihinin genel olarak tarihlenebilmesini sağlayan, hayranlık uyandıran büyük ve cesur felsefe tarihi planında, bir yandan ayrıntılara girmek imkansızdı, diğer yandan da bu dev düşünür, kendi deyimiyle “spekülatif düşünce par excellence” olarak adlandırdığı görüşü nedeniyle, bu sistemlerin Yunan felsefesi tarihi ve genel olarak Yunan zihni için büyük önemini fark edememiştir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat