Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor

Bütün İnsanlar Ölümlüdür

Stok Kodu:
9786253696115
Boyut:
135-195-
Sayfa Sayısı:
472
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-04-02
Çeviren:
Işık Ergüden
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
20,43
9786253696115
889207
Bütün İnsanlar Ölümlüdür
Bütün İnsanlar Ölümlüdür
20.43
Yıl 1279. Toskana Prensi Raymond Fosca'ya zavallı bir ruhu bağışlaması karşılığında ölümsüzlük teklif edilir, Prens iksiri içmekte tereddüt etmez. Bir gün, kıskanç ve kibirli aktör Régina'yla tanışır ve ona yüzyıllar boyunca tanıklık ettiği her şeyi anlatır. Régina ise gitgide karşı koyamadığı bu girdabın içine çekilir ve nihayetinde aşkın ve umudun solup gittiğini kabullenmek zorunda kalır. 20. yüzyılın önde gelen düşünür ve yazarlarından Simone de Beauvoir Bütün İnsanlar Ölümlüdür'de edebiyatın binlerce yıldır cebelleştiği en temel konulardan ikisini, ölümlülüğü ve ölümsüzlüğü ele alıyor. Beauvoir'ın felsefeyle romanı birleştiren üslubu bu eksende hayatın anlamını, zamanı, aşkı ve insanı insan yapanın ne olduğunu da sorguluyor. Sabahtan beri, dünyanın ilk günlerinden beri, hep sıkıntı, hep yorgunluk ve zamanın koşturması. Tezgâhlar uğulduyordu: daima, daima... Evler alev alıyordu, korların ortasında ezgiler yükseliyordu, derelerin mosmor suyuna kan karışıyordu ve makineler inatla uğulduyordu: daima, daima.
Yıl 1279. Toskana Prensi Raymond Fosca'ya zavallı bir ruhu bağışlaması karşılığında ölümsüzlük teklif edilir, Prens iksiri içmekte tereddüt etmez. Bir gün, kıskanç ve kibirli aktör Régina'yla tanışır ve ona yüzyıllar boyunca tanıklık ettiği her şeyi anlatır. Régina ise gitgide karşı koyamadığı bu girdabın içine çekilir ve nihayetinde aşkın ve umudun solup gittiğini kabullenmek zorunda kalır. 20. yüzyılın önde gelen düşünür ve yazarlarından Simone de Beauvoir Bütün İnsanlar Ölümlüdür'de edebiyatın binlerce yıldır cebelleştiği en temel konulardan ikisini, ölümlülüğü ve ölümsüzlüğü ele alıyor. Beauvoir'ın felsefeyle romanı birleştiren üslubu bu eksende hayatın anlamını, zamanı, aşkı ve insanı insan yapanın ne olduğunu da sorguluyor. Sabahtan beri, dünyanın ilk günlerinden beri, hep sıkıntı, hep yorgunluk ve zamanın koşturması. Tezgâhlar uğulduyordu: daima, daima... Evler alev alıyordu, korların ortasında ezgiler yükseliyordu, derelerin mosmor suyuna kan karışıyordu ve makineler inatla uğulduyordu: daima, daima.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat